Çünkü o bir makine, yani tabiatın esir edilmiş bir parçasıydı…

Türkiye’den buraya gelirken yanımda pek fazla kitap getiremedim. Buna rağmen getirdiklerimden üç tanesi daha önce okuduğum kitaplardı. Bu üç kitabın yazarları da benim en sevdiğim yazarlar arasında. Kitapları arada bir elime alıp tekrar tekrar okuyorum. Ki onlar şu kitaplar:

1- İhsan Oktay Anar / Puslu Kıtalar Atlası.
2- Elif Şafak / Pinhan
3- Milan Kundera / Ayrılık Valsi

Blogun başlığı olan “Biz nefsimizi silmekten değil bilmekten yanayız” sözü, Elif Şafak’ın Pinhan kitabındaki Dürri Baba’ya aittir bu arada.

Ama benim asıl söyleyeceklerim İhsan Oktay Anar’ın başka bir kitabı ile ilgili: Kitab-ül Hiyel.

Bu kitaptan bir bölümü daha önceleri günlüğüme yazmışım. Buraya da kendi ellerimle geçireceğim şimdi. Ama öncelikle küçük bir açıklama yapmam gerekli. (Fakat kitabı okuyalı uzun zaman oldu, ufak tefek eksiklerimi maruz görünüz, affediniz). Az sonra ustası tarafından azarlanacak olan Yafes Çelebi, çocukken demirci çıraklığına başlar ve kısa zamanda çok yetenekli olduğu anlşılır. Öyle kılıçlar yapmaya başlar ki diğer ustalar bundan rahatsız olurlar… Bir şekilde loncayı toparlayıp Yafes Çelebi’nin zanaatini devam ettirmesini engellerler. Ve ustası, Yafes Çelebi’yi öyle güzel sözlerle azarlar ki. Buyurunuz afiyetle okuyunuz.

“(…) Yafes Çelebi, (…) Ustası Zekeriya Efendi tarafından şu sözlerle azarlanmıştı:
Diğerleri senin yeteneğini görüp korktular. Çünkü gediğin elinden alınmasaydı onların bu ticareti yürütmeleri zor olacaktı. Yaptığın kılınç onların bütün müşterilerini elinden alır, üstelik bunun arkası da gelir. Ama ben bambaşka bir sebepten onların kararına katılıyorum: Ustaların kılınç yapmak için dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşin peşin öder. Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır. Tutkularının büyüklüğü onları böylce sakat kıldığından, bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar. İcad ettiğin silah işte onların tutkularını büyütecek ve zulümlerini artıracak. Sen onların kollarını uzattın. Oysa kılınçlar yeterince uzun değil miydi?”

  • Share/Bookmark

Yorum yapın