toshibaaaaaa

Ben artık sizlere şu aşağıdaki sevimli aletten sesleniyorum :)
Lynn adındaki melek şahsiyetin bana zorla borç para vermesi sonucu ruh sağlığımı bu toşibacıkla koruyabilicem. Kendisi bundan böyle bana müzik çalmak, southpark izletmek, daha sık blog yazıp içimi dökebilmek, sevdicekimle ve ailemle konuşmak, okuduğum bir makalede geçen bilinmeyen kavramları anında araştırıp bulabilmek, böylce makaleleri daha iyi anlayıp hocaya artis sorular sorabilmek, fotoğraflara bakıp mutlu olmak ve daha nice benzeri konuda hizmet verecek. Ben de bugün sayın sevdicek A. Murat Eren’den aldığım direktifler doğrultusunda, ona iyi bakacağım, pili bitmeden fişe takmayacağım, virüslerini falan tarayacağım :)

Ne güsel rengi var di miii…

Bir insanın bu kadar bilgisayar bağımlısı olması hiç iyi değil aslında. Bilgisayar sahibi olmadığım bir yaşam düşüncesi beni tüylerimden tiken tiken ediyorrr :)

Bu arada, konser süpppppeeeerrrdiii :) Yıllardır hastası olarak dinlediğim iki parça vardı benim: Come Undone ve Ordinary World. Bu parçaları Duran Duran’ın söylediğini çok sonra öğrenmiştim. Bi de Notorious ve Wild Boys (80ler vazgeçilmezleri). Özellikle bu 4 klasiği canlı canlı, üreticisiden dinlemek müthiş bir histi :) Sahneye uzak olduğumuz için yüzlerini pek göremesek de nefis bir konser oldu.

Şimdi ben gidip bir kaç southpark izleyeyim de neşem daha bi yerine gelsin.

  • Share/Bookmark

Yorum yapın