Dünya’nın öteki ucundan serbest çağrışımlar


Turkish couple under oriental disguise tries to fool local security forces on Jazz Fest’s closing day…

New Orleans deyince akla bir çok şey gelebilir elbette, ama yapılan araştırmalara göre insanların yüzde 76′sının “Aaa caz müziğin doğduğu yeerrr” dedikleri görülmüş.*

New Orleans deyince, New Orleans’ı tanıyanların yüzde 82′sinin aklına da “Her hafta sonu bir festival, vur patlasın çal oynasın” geldiği, son yapılan beyin EMR’larının ünlü nörobiyologlarca yorumlanması sonucu ortaya çıkmış.*

Nitekim geçtiğimiz iki hafta sonu boyunca buralarda pek meşhur “Jazz and Heritage Festival” vardı. Bilim adamları hipotezlerini destekleyecek bu olaya çok sevindiler. (Bu cümlenin neden mantıksız olduğunu bilen ilk 3 kişi, gelecek Cadılar Bayramında düzenlenecek olan Voodoo Festivali’nde sahne alacak Red Hot Chili Peppers konserine bedava bilet kazanacak.)* Evet efendim, yine festival vardı. Buraya boşuna “Lazy-ana” (tembeller diyarı) demiyorlar.

Biz de (Meren, ben ve diğerleri :P) Jazz Fest’in son gününe yetiştik (geçtiğimiz pazar günü). Ve bu eşsiz(!) Amerikan deneyimine “hasıl olduk” efendim. Ayrıntıları vermeye başlamadan önce, iyi vakit geçirdik onu baştan söyleyeyim ki, bahsi geçeen bu ayrıntı verme esnasında benim yine şikayet ettiğim düşünülmesin :) Sadece gerçekleri söylüyorum.”Bir operlö bir teyibim” :)

Efendim Jazz müzikten başka her şey vardı ulan. (Tebiyesiz). Olay genel olarak elbette, yemek, içmek ve sarhoş olmak üzerine kurulmuştu. Bu arada festival 5-6 tane kocaman sahnenin ve sayısını takip edemediğim, yiyecek, içecek ve hediyelik eşya standının kurulduğu cidden çok çok büyük bir alanda gerçekleşiyor. Yani Jazz Fest deyince aklınıza ODTÜ’deki gibi Kültür Kongre Merkezi’nde küçük salonlarda, elit Avrupa cazı dinlenen, şık giyimli insanlarla uzun saçlı entellerin birbirine karıştığı bir enstantane geliyorsa, beyninizin serbest çağrışım lobu bozulmuş, bir nörologa gitmenizi tavsiye ederim. (Gerçi yarım saat önce Synaptic Organization of Brain isimli, o hani sürekli şikayetlendiğim dersten A aldığımı öğrenmem üzerine, gaza gelip sizi ben bile muayene edebilirim:) Ehu.

Her neyse, biz de obez Amerikalılara uyduk. Aman bir yedik içtik. Buralarda daha önce de bahsetmiştim, deniz ürünleri, özellikle karides (shrimp) ve kerevit (crawfish) çok bol ve ucuz, sandviç ekmek yapıp yiyoruz o derece. İşte o kerevit ile bir de “crawfish struedel” ve “crawfish monica” yapılıyormuş ki, an itibariyle tok olduğum halde ağzım sulanıyor. (Bu yazdıklarımın gazına gelip bizi ziyarete gelen ilk 3 kişiyi en alasından deniz lokantasına götürüyorum:)**

Müzik cephesinde şöyle silahları vardı festivalin: İlk hafta sonunun ağır topları Bob Dylan (evet ya, herif hala hayattaymış!), Etta James, Dave Matthews Band, Elvis Costello (bu adamın da yaşıyor olmasına şaşırdım mesela), Bruce Springsteen… İkinci hafta sonunun ağır topları: Keith Urban, Lionel Richie…

Gördüğünüz gibi, ne bileyim bir Miles Davis (tamam o öldü), bir George Benson, bir Esbjörn Svennson Trio, bir … (uzatmıyorum, ne kadar entel olduğumu şimdiye kadar anlamış olmanız lazım) yoktu. Brass band tadında, buraların turist Jazz’ından bol bol vardı, ama sonuç olarak İstanbul Jazz Festivali buradakine 100 basardı – müzikal anlamda, yoksa crawfish struedel… oyyy oyy, çok lezzetliydi ya.

Biz son gün Lionel Richie’yi izledik. Eğlenceliydi. Yapış yapış aşk şarkıları söyleyecek sanıyordum ama funky bir insan çıktı kendisi. Hatta benim bir “Kool and the Gang” parçası sandığım ve çok sevdiğim “Brick House” parçasını söyledi. Çok terledi, sürekli gömlek değiştirdi.

Bunun dışında hayatımızdaki diğer gelişmeler ise şöyle:
- Dün 25 yaşında bir insan oldum. Üzerimde emeği geçen herkese buradan teşekkür ederim. Hayat güzel.
- Dün benim doğmuş olmamdan mutluluk duyup bunu gerek e-postalarla (ay hepsini sayamiciim), gerek aldıkları çilekli doğumgünü pastası ile (Oliver’la Uyen:), gerek benimle dar vakitlerinde kısacık süre de olsa bir araya gelip börgır kingden fest fuud ve pastanın kalanını yiyerek, ve bize bir şişe şarap ve çikolata alıp, sonra da Rent izleyip güzel vakit geçirerek (Meren, Ahmet, Nathan ve Melissa) ifade edenlere, (edit: bi de eğer okuyorsa, beni kurabağalı sabunla, kurbağalı banyo lifi sahibi yapan tatlı şahsiyete) ve ifade etme fırsatı bulamadığı için şu anda bu satırları okurken “hasssittiir unuttum hatunun doğum gününü” diyenlere (-ki hiç sorun eden bir insan değilim kesinlikle doğum günü hadisesinin) tsk ederım. :)

* Tamamen sallamadır!
** Tamamen gerçektir!

not: Yukarıdaki fotoğraf buradaki pek sevimli, pek tatlı insanlardan biri olan Virginia tarafından Jazz Fest esnasında çekilmiştir.

  • Share/Bookmark

12 Yorum »

  1. Cigdem Sonmez said,

    Mayıs 10, 2006 @ 01:25

    İyi ki doğmuşsun Duygu’ cum. Sağlıkla, mutlulukla, sevgiyle çok ve güzel yaşa…

    Bir de yanak ver sanal sanal… Elimden bu kadarı geliyor. Öpüyorum ikinizi de…

  2. Mert Ulas said,

    Mayıs 10, 2006 @ 07:12

    Dogum gunun kutlu olsun :)

  3. silgi said,

    Mayıs 10, 2006 @ 07:19

    Mutlu yıllar Düygü. :)

  4. Anonymous said,

    Mayıs 10, 2006 @ 09:05

    İyi ki doğdunuz Duygü hanım :P

  5. fatilin said,

    Mayıs 10, 2006 @ 11:23

    foto süper olmuş ya : ) lan, siz orda ortamı iyice bi koklayın bakiim, sıkıldım ben burda bi gelcem heralde oralara .. ahahhahaa.. lan iyi sallıyorum ha..

    öptüm ikinizide..

  6. armeyan said,

    Mayıs 10, 2006 @ 13:49

    ayıp ayıp ayıp
    cık cık cık
    ne demek “bob dylan yaşıyomuş la ehü ehü” ya da “elvis costello da varmış”hay allahım hay allahım…

  7. Anonymous said,

    Mayıs 10, 2006 @ 17:52

    Süper komik fotoğraf. Çok süper.

  8. Düygü said,

    Mayıs 10, 2006 @ 18:47

    Doğum günü kutlamacılarına tsk ederım. :)

    Fatili yaaa :(

    Armayanım, ya ama şimdi haksız mıyım, herif kaç yaşındadır, yüz yaşında yok mu o adam? ehuhi.

    Bi de fotoğraf çok komik evet, bakıp bakıp gülüyoruz biz. En sevdiğim fotoğramız oldu.

  9. nursel said,

    Mayıs 11, 2006 @ 11:27

    canlarım..Burdurdan bile iki taşın arasında vakit yaratıp takip ediyorum sizi…Duygumun doom gününü 2 satırcıkla kutlayabilmiş bi anneyim ne yazık ki:(( O harika kızı ben doordum arkadaşlar..duyurulur…
    Merencim, blogundaki sarı şahine bayıldım ..enfes bi fotoğraf….

  10. Rana said,

    Mayıs 11, 2006 @ 12:15

    şimdi anlattığın yemeklere ağzı sulanaraktan dellenip oraya gelmeye kalkışabilecek tek deli sanırım benim…
    amaaa… gel gör ki ne o kadar param, ne de iznim var:( ühüheeeee
    eğer teklifiniz hala geçerli olursa, yaptığım hesaplara göre şimdi para biriktirmeye başlarsam 2010 yazında yanınızdayım:)

    senin haberin yok- nasıl olsun ki ühüü- biz begümle senin doğumgününü şenlik konserinde zil zurna sarhoş olup sonra şarkı aralarında avazımız çıktığı kadar “iiikii doduuun düygüüüüüüüüü” diye bağırarak kutladık. ya yaaa
    seni seviyorum:)

  11. Anonymous said,

    Mayıs 12, 2006 @ 19:39

    destekleyecek diye bisii olmaz

  12. Elaine said,

    Kasım 11, 2014 @ 22:47

    where can i doowlnad the 3 moeivs i am looking for ?? thanks for your helprat pfink a boo booWe’re the Lemmon Grove Kids from The Lemmon Grove Kids Meet the Monsters Rock-Baby-Rock-It-1957

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yapın