<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Kafaya koymak yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/</link>
	<description>Wabi-Sabi evreni içerisinde nesnelerin fiyatından ötürü sahip oldukları materyal değer ve bu değerin yarattığı hiyerarşi yok sayılır. Bu, insanların konumlarından ötürü sahip oldukları değer için de geçerlidir. Çünkü bir şeye değer vermek aynı zamanda başka şeyleri değersiz saymaktır.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 04:56:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>seval senturk tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-7105</link>
		<dc:creator>seval senturk</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 12:22:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-7105</guid>
		<description>merhaba, 
yorumdan çok yardım isteyecektim.
11-30 Aug. 7 yaşımdaki kızım ile St. Pete&#039;den başlayarak, Ulaan Baatar&#039;a kadar gideceğiz. Moğolistan vizesi almak ne kadar zor bir şeymiş.
Davetiyeye nereden ve nasıl ulaşırım, yerel acentalara güvenebilir miyim, öneriniz varmı?
teşekkürler
seval</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba,<br />
yorumdan çok yardım isteyecektim.<br />
11-30 Aug. 7 yaşımdaki kızım ile St. Pete&#8217;den başlayarak, Ulaan Baatar&#8217;a kadar gideceğiz. Moğolistan vizesi almak ne kadar zor bir şeymiş.<br />
Davetiyeye nereden ve nasıl ulaşırım, yerel acentalara güvenebilir miyim, öneriniz varmı?<br />
teşekkürler<br />
seval</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>selma tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1195</link>
		<dc:creator>selma</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 10:30:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1195</guid>
		<description>Gitmek zor değil bence yola çıkmaya karar vermek zor. Bi de insan bilmediğinden korkuyo ya. Avrupa: Pahalı ama güvenli, ne yapacağın belli, ne göreceğin belli, sürprizi az, sana kalan bu beklentileri eyleme döküp duygulanmak oluyor. Ama başka kıtalarda bir bilinmezlik var, sürprizler var, bazen tehlike var. Tüm bunlar deneyimi çok daha heyecanlı kılıyor. Beklenti düzeyin düşük olunca karşılaştıklarına daha fazla seviniyosun. Mutlaka daha fazla insanla tanışıyosun, binalara daha az önem atfediyosun.

Avrupa benim için yaşanacak güzel bir düzen, gezilecek birkaç günlük bir yer değil. Ama Afganistan öyle mesela. Çünkü herşeyi bana çok yabancı. Bir yandan da belki içinde uzun süre kalamayacağım kadar bana ters bir düzeni var. Onun için buralardan gelip geçivermek güzel oluyor.

Plansız gitmenin en güzel tarafı, olasılıklara imkan vermek. Kendin gibi birileriyle tanışıp birkaç gün birlikte plan yapmak, ya da bir kasabada pirinç alırken tanıştığın teyzenin &quot;bizde kal&quot; davetini kabul edivermek. Korkmamak insanlardan. İyi-kötü ayrıştırma içgüdülerini kuvvetlendirmek. Koklayarak, duygularla ilerlemek, kendini başka bir zamana bırakıvermek.

Maddi konular: Çok param olmadı seyahat ederken, üzerine de düşünmedim, bi şekilde yetti. Dünyanın çok yerinde günlük 10 dolara seyahat ederek yaşayabilir insan. Genelde şöyle yapıyorum: En ucuz şekilde ilk durağıma ulaşmanın bir yolunu buluyorum. Gidince insanlarla konuşuyorum, biraz travelblog, travelpod okuyorum, oradan devam ediyor, sen akıyorsun, su yolunu buluyor.

Misal: 14 Ekim&#039;de İran&#039;a gitmek için (ilk kez) yola çıkıyorum. Tahran gidiş dönüş 700 YTL olduğu için Van&#039;a uçakla gidiyorum. (228 YTL) Oradan otobüslerle Tebriz- Tahran. Kalacak yer henüz ayarlamadım, Lübnan&#039;da tanıştığım İranlı bir arkadaş var, Kuzey Irak&#039;ta fotoğraf çekiyormuş, dönerse o, belki de pansiyon (gecesi 8 dolara var) 6 güne 200 YTL bütçe ayırıyıorum (100 de yedek alıyorum ama yanıma) 428 etti. Ailemle yaşadığım için kira-fatura dertlerim yok, kredi kartı kullanmıyorum, taksitlerim yok. ALışverişi minimum ihtiyaç düzeyine indirgeyip indirim zamanlarıyla sınırlayalı da 10 sene oluyor. Yani burd arada bi arkadaşlarımla dışarda yeme içmeye harcadığım para dışında bi masrafım yok. Seyahat masrafı benim için temel ihtiyaç gibi, fazla ya da ekstra gelmiyor gözüme, ben zaten onun için çalışıyorum.

Zaman: Tam zamanlı bir işte çalışıp da gezmek çok zor (istisna Bora Bilgin). Şartları zorlayıp, sistemdeki boşlukları değerlendirip esnek çalışma koşulları oluşturunca, zamanı kendın kontrol edebilince seyahat cok daha kolay oluyor. Gezmek ve öğrenmek hayatın ne kadar merkezinde yer alıyor, aslında herşey buna bağlı şekilleniyor galiba...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gitmek zor değil bence yola çıkmaya karar vermek zor. Bi de insan bilmediğinden korkuyo ya. Avrupa: Pahalı ama güvenli, ne yapacağın belli, ne göreceğin belli, sürprizi az, sana kalan bu beklentileri eyleme döküp duygulanmak oluyor. Ama başka kıtalarda bir bilinmezlik var, sürprizler var, bazen tehlike var. Tüm bunlar deneyimi çok daha heyecanlı kılıyor. Beklenti düzeyin düşük olunca karşılaştıklarına daha fazla seviniyosun. Mutlaka daha fazla insanla tanışıyosun, binalara daha az önem atfediyosun.</p>
<p>Avrupa benim için yaşanacak güzel bir düzen, gezilecek birkaç günlük bir yer değil. Ama Afganistan öyle mesela. Çünkü herşeyi bana çok yabancı. Bir yandan da belki içinde uzun süre kalamayacağım kadar bana ters bir düzeni var. Onun için buralardan gelip geçivermek güzel oluyor.</p>
<p>Plansız gitmenin en güzel tarafı, olasılıklara imkan vermek. Kendin gibi birileriyle tanışıp birkaç gün birlikte plan yapmak, ya da bir kasabada pirinç alırken tanıştığın teyzenin &#8220;bizde kal&#8221; davetini kabul edivermek. Korkmamak insanlardan. İyi-kötü ayrıştırma içgüdülerini kuvvetlendirmek. Koklayarak, duygularla ilerlemek, kendini başka bir zamana bırakıvermek.</p>
<p>Maddi konular: Çok param olmadı seyahat ederken, üzerine de düşünmedim, bi şekilde yetti. Dünyanın çok yerinde günlük 10 dolara seyahat ederek yaşayabilir insan. Genelde şöyle yapıyorum: En ucuz şekilde ilk durağıma ulaşmanın bir yolunu buluyorum. Gidince insanlarla konuşuyorum, biraz travelblog, travelpod okuyorum, oradan devam ediyor, sen akıyorsun, su yolunu buluyor.</p>
<p>Misal: 14 Ekim&#8217;de İran&#8217;a gitmek için (ilk kez) yola çıkıyorum. Tahran gidiş dönüş 700 YTL olduğu için Van&#8217;a uçakla gidiyorum. (228 YTL) Oradan otobüslerle Tebriz- Tahran. Kalacak yer henüz ayarlamadım, Lübnan&#8217;da tanıştığım İranlı bir arkadaş var, Kuzey Irak&#8217;ta fotoğraf çekiyormuş, dönerse o, belki de pansiyon (gecesi 8 dolara var) 6 güne 200 YTL bütçe ayırıyıorum (100 de yedek alıyorum ama yanıma) 428 etti. Ailemle yaşadığım için kira-fatura dertlerim yok, kredi kartı kullanmıyorum, taksitlerim yok. ALışverişi minimum ihtiyaç düzeyine indirgeyip indirim zamanlarıyla sınırlayalı da 10 sene oluyor. Yani burd arada bi arkadaşlarımla dışarda yeme içmeye harcadığım para dışında bi masrafım yok. Seyahat masrafı benim için temel ihtiyaç gibi, fazla ya da ekstra gelmiyor gözüme, ben zaten onun için çalışıyorum.</p>
<p>Zaman: Tam zamanlı bir işte çalışıp da gezmek çok zor (istisna Bora Bilgin). Şartları zorlayıp, sistemdeki boşlukları değerlendirip esnek çalışma koşulları oluşturunca, zamanı kendın kontrol edebilince seyahat cok daha kolay oluyor. Gezmek ve öğrenmek hayatın ne kadar merkezinde yer alıyor, aslında herşey buna bağlı şekilleniyor galiba&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>selma tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1194</link>
		<dc:creator>selma</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 09:18:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1194</guid>
		<description>Bu yaz bu hat üzerinde bir nisi masa projesi vardı, pişmanım gidemediğim için. Çeşitli ülkelerden 18 kişi bu trende hem 9312 kilometre yol kat ettiler hem de bir film workshopuna katıldılar. Ve 4 gün önce bitirdiler seyahatlerini. Yolda giderken hem çektiler, hem yazdılar. Projenin adı CINE TRAIN http://www.nisimasa.com/?q=node/218

Bu da blogları: http://www.cinetrain.blogspot.com/

Ama ben bu trenden ziyade şu trende olmayı isterdim. 1970&#039;te Kanada turnesine çıkan, içinde Grateful Dead, Janis Joplin gibi süper müzisyenlerin yol boyunca durmadan günlerce müzik yaptığı bir tren, adı Festival Express. İzlerken çok duygulandım, etkilendim, sanırım artık bu kadar içten ve samimi ve gayr-ı ticari işler yapılmıyor.

Neyse...Trenler güzel, seyahat güzel..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yaz bu hat üzerinde bir nisi masa projesi vardı, pişmanım gidemediğim için. Çeşitli ülkelerden 18 kişi bu trende hem 9312 kilometre yol kat ettiler hem de bir film workshopuna katıldılar. Ve 4 gün önce bitirdiler seyahatlerini. Yolda giderken hem çektiler, hem yazdılar. Projenin adı CINE TRAIN <a href="http://www.nisimasa.com/?q=node/218" rel="nofollow">http://www.nisimasa.com/?q=node/218</a></p>
<p>Bu da blogları: <a href="http://www.cinetrain.blogspot.com/" rel="nofollow">http://www.cinetrain.blogspot.com/</a></p>
<p>Ama ben bu trenden ziyade şu trende olmayı isterdim. 1970&#8242;te Kanada turnesine çıkan, içinde Grateful Dead, Janis Joplin gibi süper müzisyenlerin yol boyunca durmadan günlerce müzik yaptığı bir tren, adı Festival Express. İzlerken çok duygulandım, etkilendim, sanırım artık bu kadar içten ve samimi ve gayr-ı ticari işler yapılmıyor.</p>
<p>Neyse&#8230;Trenler güzel, seyahat güzel..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Erdem tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1193</link>
		<dc:creator>Erdem</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 17:16:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1193</guid>
		<description>Duygucum yol arkadaşı arıyorsan haber ver işi gücü bırakıp kendimi yollara atsım var...hiç buralarda duracak havada değilim ama biraz maceracı bir arkdaş arıyorum beni o&quot;ğlum boşver iş-güç &quot;deyip &quot;ömür geçiyor birşeyler yap &quot;diyecek birine o kadar ihtiyaç duyuyorum ki...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Duygucum yol arkadaşı arıyorsan haber ver işi gücü bırakıp kendimi yollara atsım var&#8230;hiç buralarda duracak havada değilim ama biraz maceracı bir arkdaş arıyorum beni o&#8221;ğlum boşver iş-güç &#8220;deyip &#8220;ömür geçiyor birşeyler yap &#8220;diyecek birine o kadar ihtiyaç duyuyorum ki&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Düygü tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1192</link>
		<dc:creator>Düygü</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 14:08:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1192</guid>
		<description>Amerika&#039;dan olanların tabi onlarca sigorta, mortgage, benzin ıvır zıvır masrafı var. Normal bir insanın yapmayacağı masrafı yapıyor zaten adamlar :) Bütün sigortaları iptal ettirip evini de kiraya verip yollara düşmek ekonomik açıdan hiç de zor olmasa gerek. Üstelik Amerikalıların vize satın alma derdi de yok. Her şekilde rahatlar. Ama buna rağmen nereden baksan ufaktan bir kazancın olması lazım, cepten nasıl yenir ki? Hani bir yıl boyunca seyahat edecek kadar para, kaba bir hesapla (her türlü masraf dahil) aylık 1000 dolara gelse... Bu insanların her yerde çadır kurmadıklarını, normal yerlerde kaldıklarını filan tahmin ediyorum (o zaman 1000 dolar bile az)... Yani ben kendi adıma yılda en az 12000 dolar biriktirip ertesi yıl Dünya&#039;yı gezebileceğim bir dünya halay edemedim bi an :)

Ama Moğolistan&#039;da sürüne sürüne kamp yaparak, yürüyüp ata filan binerek, ya da gönüllü işler yapıp kalacak yer bir kap yemek isteyeek bir kaç ay gezilebilir sanki. (Tabi onun için de şimdiden &quot;hiking&quot; deneyimi kazanmaya çalışmak için kolları sıvamış bulunuyorum).</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika&#8217;dan olanların tabi onlarca sigorta, mortgage, benzin ıvır zıvır masrafı var. Normal bir insanın yapmayacağı masrafı yapıyor zaten adamlar :) Bütün sigortaları iptal ettirip evini de kiraya verip yollara düşmek ekonomik açıdan hiç de zor olmasa gerek. Üstelik Amerikalıların vize satın alma derdi de yok. Her şekilde rahatlar. Ama buna rağmen nereden baksan ufaktan bir kazancın olması lazım, cepten nasıl yenir ki? Hani bir yıl boyunca seyahat edecek kadar para, kaba bir hesapla (her türlü masraf dahil) aylık 1000 dolara gelse&#8230; Bu insanların her yerde çadır kurmadıklarını, normal yerlerde kaldıklarını filan tahmin ediyorum (o zaman 1000 dolar bile az)&#8230; Yani ben kendi adıma yılda en az 12000 dolar biriktirip ertesi yıl Dünya&#8217;yı gezebileceğim bir dünya halay edemedim bi an :)</p>
<p>Ama Moğolistan&#8217;da sürüne sürüne kamp yaparak, yürüyüp ata filan binerek, ya da gönüllü işler yapıp kalacak yer bir kap yemek isteyeek bir kaç ay gezilebilir sanki. (Tabi onun için de şimdiden &#8220;hiking&#8221; deneyimi kazanmaya çalışmak için kolları sıvamış bulunuyorum).</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Remziye Doger tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1191</link>
		<dc:creator>Remziye Doger</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 04:02:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1191</guid>
		<description>Sevgili Duygu,

Birincisi yuru be kim tutar seni demek istiyorum.
Ikincisi de Sili&#039;ye tasindigimdan beridir Mauro&#039;nun internasyonal bir dil merkezinde calismasi dolayisiyla bir suru yabanciyla tanistim.Yabanci derken burda herkes bana yabanci ama bu tanistiklarim burali degil anlaminda yabanci:) Neyse bu tanistigim insanlarin bazilari dunya turundaydilar ve cogunun ozellikle de Amerika&#039;dan olanlarin demesine gore Amerika&#039;daki yillik yapacagi masrafin yaninda hic kaliyordu bu tur. Birkac siteden gaza gelip ben de Around the World Tickets denen bu dunya turu ucak biletlerine bir bakiyim dedim ve hemen para biriktirmeye basladim:) Gercekten de cok ucuza gelebiliyor ozellikle de populer rotalardan gecersen. Simdi ben otostop cekcem diyorsan, ucak olmaz diyosan bisey diyemem. Derim gerci, daha da ucuza gelir:)

Lafin ozeti: Dunya turu bir ruya degil artik, piyangodan para cikmasini beklemeye gerek yok. Damlaya damlaya gol olur, (annene misali) para biriktirmek lazim. That&#039;s it.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Duygu,</p>
<p>Birincisi yuru be kim tutar seni demek istiyorum.<br />
Ikincisi de Sili&#8217;ye tasindigimdan beridir Mauro&#8217;nun internasyonal bir dil merkezinde calismasi dolayisiyla bir suru yabanciyla tanistim.Yabanci derken burda herkes bana yabanci ama bu tanistiklarim burali degil anlaminda yabanci:) Neyse bu tanistigim insanlarin bazilari dunya turundaydilar ve cogunun ozellikle de Amerika&#8217;dan olanlarin demesine gore Amerika&#8217;daki yillik yapacagi masrafin yaninda hic kaliyordu bu tur. Birkac siteden gaza gelip ben de Around the World Tickets denen bu dunya turu ucak biletlerine bir bakiyim dedim ve hemen para biriktirmeye basladim:) Gercekten de cok ucuza gelebiliyor ozellikle de populer rotalardan gecersen. Simdi ben otostop cekcem diyorsan, ucak olmaz diyosan bisey diyemem. Derim gerci, daha da ucuza gelir:)</p>
<p>Lafin ozeti: Dunya turu bir ruya degil artik, piyangodan para cikmasini beklemeye gerek yok. Damlaya damlaya gol olur, (annene misali) para biriktirmek lazim. That&#8217;s it.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Faruk Ahmet tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1190</link>
		<dc:creator>Faruk Ahmet</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 20:21:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1190</guid>
		<description>Gitmeden önce, okumadıysan (-ız ekini düşürüyorum artık izninle) sevgili Gorki&#039;nin &quot; Step&#039;te: Serseri hikayeleri &quot; adlı küçük ama harikulâde kitabını okumanı önereyim ben de. Özellikle &quot;Han ve oğlu&quot; isimli öyküsü çok etkileyici. Ama bulabilir misin bilmiyorum, eski ve çok baskısı olmayan bir kitap. &lt;a href=&quot;http://www.bilgikare.com/book_detail.php?id=38630&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;Şurada&lt;/a&gt; ve &lt;a href=&quot;http://hemalhemsat.msn.com.tr/Shop/Auctions/AuctionDetails.aspx?AuctionId=4904391&#38;RN=4&#38;SType=FinishDate&#38;SOrder=asc&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;şurada&lt;/a&gt; var misalen ama...

İnşallah gidebilir ve anlatırsın burada. Ben böyle bir şey yapmak için fazla tembel ve korkağım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gitmeden önce, okumadıysan (-ız ekini düşürüyorum artık izninle) sevgili Gorki&#8217;nin &#8221; Step&#8217;te: Serseri hikayeleri &#8221; adlı küçük ama harikulâde kitabını okumanı önereyim ben de. Özellikle &#8220;Han ve oğlu&#8221; isimli öyküsü çok etkileyici. Ama bulabilir misin bilmiyorum, eski ve çok baskısı olmayan bir kitap. <a href="http://www.bilgikare.com/book_detail.php?id=38630" rel="nofollow">Şurada</a> ve <a href="http://hemalhemsat.msn.com.tr/Shop/Auctions/AuctionDetails.aspx?AuctionId=4904391&#38;#38;RN=4&#38;#38;SType=FinishDate&#38;#38;SOrder=asc" rel="nofollow">şurada</a> var misalen ama&#8230;</p>
<p>İnşallah gidebilir ve anlatırsın burada. Ben böyle bir şey yapmak için fazla tembel ve korkağım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kudra tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1189</link>
		<dc:creator>Kudra</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 14:50:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1189</guid>
		<description>Bu hatta 24 gunluk bir gezi planladim, uzun zamandir ustune okuyup da gormek istediklerim, yapmak istediklerim o kadar cok ki. Bu planda in-bin tren bileti 1000 euroyu buluyor maalesef. Gitmek, durmak, gormek, kalmak, tadini cikaracak kadar kalmak, saate bakmadan gezmek  ve donmek 2500 euroya patliyor en ekonomik sekliyle. Bir de yalniz gitmeyeyim dersem...oooooo</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hatta 24 gunluk bir gezi planladim, uzun zamandir ustune okuyup da gormek istediklerim, yapmak istediklerim o kadar cok ki. Bu planda in-bin tren bileti 1000 euroyu buluyor maalesef. Gitmek, durmak, gormek, kalmak, tadini cikaracak kadar kalmak, saate bakmadan gezmek  ve donmek 2500 euroya patliyor en ekonomik sekliyle. Bir de yalniz gitmeyeyim dersem&#8230;oooooo</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Düygü tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1188</link>
		<dc:creator>Düygü</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 14:04:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1188</guid>
		<description>Doruk, biliyorum Trans-Siberian Orchestra&#039;yı ve hastasıyım. Ama bilmiyor olsaydım bu yorumunla yaşayacağım delice sevinci tahmin edebiliyorum :) Çok teşekkür ederim.

Baratrion, hemen dinleyeceğim, sana da çok teşekkür ederim :)

lady lazarus yazdıklarında çok haklısın. İnsan bahaneler yaratıyor genellikle, hayallerinin peşinden koşmamak için. Çünkü çok zahmetli ve riskli. Sanırım evrimsel bir şey bu. Sıcak bir yuvada çocuk sahibi olmak, çocukları ebeveynsiz bırakmamak elbette doğanın genlerimize kazıdığı bir şey. Fakaaaat, insan başka türlüsünü isterse bir yolu bulunuyor. Benim üniversite yıllarım maddi açıdan çok sıkıntılı geçti ama dönüp bakınca, cebimde üç kuruşla da olsa neden cesaret edip de bir trene/otobüse atlayıp gezmemişim, ya da güzel bir bisiklet alıp öyle Ankara&#039;dan yola çıkmamışım diye kendime kızıyorum (hoş bu bisiklet meselesini hafife alıyorum galiba, ama eminim Ankara&#039;dan Kızılcahamam&#039;a kadar bile gitsem, iki kuş gözlemi yapar geri dönerdim - illa ki Sibirya&#039;ya da gitmeye gerek yok :). Kız başına gezmek de zor evet, ama bir çaresi bulunamaz mı, cici şeyler giymek yerine paspal şeyler giyilemez mi, ya da ille de bohem bir şekilde yola düşmeye de gerek yok, gönüllü bir iş bulunup kalacak yer rica edilebilir filan. Bir şekilde kapıları zorlayınca bir tanesi açılıyor sanki.

Şimdi düşününce, yolculuk işi bana biraz roller coaster gibi geliyor aslında. Binmeden önce oyuncağın devasalığına, ters dönen, garip garip bükülen raylara bakınca ödüm kopuyor. Binip oturup, aletin ilerlemeye başlamasından sonra, tepeye çıktığında o ilk manyak düşüşe geçmeden şöyle bir durduğunda &quot;yaaaa manyak mıyım ben, niye biniyorum bu aletlere, çok fena düşücez şimdi, ühühühü, çok korkuyorum meriiiiii&quot; derken düşüşe geçmek, ve çığlığı basmak, sonraki saniyelerde ters dönüp bükülürken &quot;vohoooooooooooooooooooooo bu dünyanın en eğlenceli şeyi, hoooooooo, haaaaaaaa&quot; demek... Ve indikten sonra bacakların korkudan titrerken en ufak bir pişmanlık hissetmemek :)

(Not: eğer bu yolculuğu yapamazsam, kafaya kesin başka bir şeyi takmışımdır, onun peşinde koşuyor ve de üzülmüyorumdur.) :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Doruk, biliyorum Trans-Siberian Orchestra&#8217;yı ve hastasıyım. Ama bilmiyor olsaydım bu yorumunla yaşayacağım delice sevinci tahmin edebiliyorum :) Çok teşekkür ederim.</p>
<p>Baratrion, hemen dinleyeceğim, sana da çok teşekkür ederim :)</p>
<p>lady lazarus yazdıklarında çok haklısın. İnsan bahaneler yaratıyor genellikle, hayallerinin peşinden koşmamak için. Çünkü çok zahmetli ve riskli. Sanırım evrimsel bir şey bu. Sıcak bir yuvada çocuk sahibi olmak, çocukları ebeveynsiz bırakmamak elbette doğanın genlerimize kazıdığı bir şey. Fakaaaat, insan başka türlüsünü isterse bir yolu bulunuyor. Benim üniversite yıllarım maddi açıdan çok sıkıntılı geçti ama dönüp bakınca, cebimde üç kuruşla da olsa neden cesaret edip de bir trene/otobüse atlayıp gezmemişim, ya da güzel bir bisiklet alıp öyle Ankara&#8217;dan yola çıkmamışım diye kendime kızıyorum (hoş bu bisiklet meselesini hafife alıyorum galiba, ama eminim Ankara&#8217;dan Kızılcahamam&#8217;a kadar bile gitsem, iki kuş gözlemi yapar geri dönerdim &#8211; illa ki Sibirya&#8217;ya da gitmeye gerek yok :). Kız başına gezmek de zor evet, ama bir çaresi bulunamaz mı, cici şeyler giymek yerine paspal şeyler giyilemez mi, ya da ille de bohem bir şekilde yola düşmeye de gerek yok, gönüllü bir iş bulunup kalacak yer rica edilebilir filan. Bir şekilde kapıları zorlayınca bir tanesi açılıyor sanki.</p>
<p>Şimdi düşününce, yolculuk işi bana biraz roller coaster gibi geliyor aslında. Binmeden önce oyuncağın devasalığına, ters dönen, garip garip bükülen raylara bakınca ödüm kopuyor. Binip oturup, aletin ilerlemeye başlamasından sonra, tepeye çıktığında o ilk manyak düşüşe geçmeden şöyle bir durduğunda &#8220;yaaaa manyak mıyım ben, niye biniyorum bu aletlere, çok fena düşücez şimdi, ühühühü, çok korkuyorum meriiiiii&#8221; derken düşüşe geçmek, ve çığlığı basmak, sonraki saniyelerde ters dönüp bükülürken &#8220;vohoooooooooooooooooooooo bu dünyanın en eğlenceli şeyi, hoooooooo, haaaaaaaa&#8221; demek&#8230; Ve indikten sonra bacakların korkudan titrerken en ufak bir pişmanlık hissetmemek :)</p>
<p>(Not: eğer bu yolculuğu yapamazsam, kafaya kesin başka bir şeyi takmışımdır, onun peşinde koşuyor ve de üzülmüyorumdur.) :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>baratrion tarafından</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2008/09/kafaya-koymak/#comment-1187</link>
		<dc:creator>baratrion</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 10:39:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2008/09/17/kafaya-koymak/#comment-1187</guid>
		<description>ben yol boyunca bunu dinlerdim sanirim: http://www.last.fm/music/Yat-Kha/_/Kaldak-Khamar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben yol boyunca bunu dinlerdim sanirim: <a href="http://www.last.fm/music/Yat-Kha/_/Kaldak-Khamar" rel="nofollow">http://www.last.fm/music/Yat-Kha/_/Kaldak-Khamar</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
