Capshun this! – Çizgi Öykü :)

Bir süre önce bilim müzesinden aldığım yarı-değerli taşların fotoğrafını evde yaptığım soft-box’u kullanarak çekmiştim. O gün yine okumam gereken makaleler, yapmam gereken başka işler vardı ve tabi ki yapmam gerekenleri yapmamak için “dedemin ninesine bile mektup yazabilirdim”. (Bunun İngilizcesine procrastination diyorlar, hey gidi.) Her neyse, taşların fotoğrafını çektikten sonra, bu vakitler daha başka nasıl öldürülebilir diye düşünen beynim akabinde hemen yaratıcı(?) bir fikri uygulamak üzere vicuduma çeşitli emirler gönderdi, çalışma odamın dört bir köşesine dağılmış bulunan ufak tefek biblosal yaratıkları toparladım. Öyküsünü sonra uydururum diyerek aşağıdaki kareleri çektim.

Bugün de yine okumam gereken makaleler, hazırlanmam gereken sınav filan, “en iyisi bilgisayarımın masaüstünü temizleyeyim önce” dediğim sırada fotoğrafların bulunduğu klasörü gördüm. Beynim kısa devre yaptı. Bir baktım kareleri Photoshop’ta bir araya getiriyorum. Ama öyküsünü düşünmekten vazgeçtim zira bir anda dünya gezegeninde benim gibi yapması gereken şeyler olup da onları yapmamak için fırsat arayan değerli yoldaşlarım geldi aklıma (ne kadar düşünceliyim!). Dedim ki koyayım şunu bloga, öyküsünü de onlar yazsınlar, değerli vakitlerini bununla harcasınlar, nıhahahahah!

Ehem, yani eğlenceli olur belki. Bir çeşit Icanhascheeseburger tadı yakalarız.

Diyorum ki, CAPSHUN THIS! (Yani balonlarını siz koyun). Dosyanın büyük versiyonunu indirmek için buraya tklayın.

Capshunlanmış halini de profilimdeki e-posta adresine gönderebilirsiniz. Capshunlanmış öykülerden en hoşuma gidenine hediye var :) (Burada kendime oha diyor, “procrastination’da son nokta!” sloganı ile okurlarımı selamlıyorum. İyi ki tez hocam Türkçe bilmiyor.)

  • Share/Bookmark

3 Yorum »

  1. loony bin said,

    Mayıs 8, 2009 @ 23:32

    procrastination budur:)

  2. Düygü said,

    Mayıs 20, 2009 @ 20:41

    Kimseden capshun gelmemesinden şu anlamı çıkarmayı tercih ediyorum:

    Bu blogun okurları henüz benim procrastination kudretime erişememişler, vakitlerini daha düzgün işlerle değerlendiriyorlar. Müthiş. :) Zaten bi sınavdı bu sevgili okur, test ettim, bakalım vaktini böyle saçma bir şeye ayıracak mısın görmek istedim. Testi başarıyla geçtin canım okur.

  3. Can Uçkan Yüksel said,

    Temmuz 29, 2009 @ 08:53

    merhaba,
    Fırat tarafından geçöen yıl atıştırmalık anketimi sanırım sen doldurmuştun:)öncelikle teşekkrüler, procrastination durumunu canı gönülden paylaştığım için daldan dala, blogdan bloga zıplarken “öykü yazdırmaca” fikrine bayıldığımı ama gerçekten tam olarak 2saat 52 dakikadır okumam gereken makaleyi okumamak için elimden geleni ardıma koymadığım için geniş zamanlaraerteleyeceğim bu işi de maalesef…

    serde bu tembellik varken değil PHD’lere varmak, dandik master tezime nasıl başlıyacağım onu bilmiyorum…

    teşekkürler…

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yapın