FIRAT!!!

Teyzem Feriş Fontilifiş, 4 kardeşin açık ara ile en küçüğü, üniversiteyi Ankara’da bizim yanımızda okudu. Rivayete göre, annemin “üniversite yılları en güzel yıllardır, kendini öyle derslere çok verip boşa harcama bu yılları” öğüdünü gereğinden fazla ciddiye alıp ilk sene bütünlemelere kalmıştı. Sınavlara çalışmak için Burdur’da kendini kapadığı göl evinden bize yazdığı efsanevi “Plajın tadı kalmadı” başlıklı mektubu (zaman zaman çıkarır gözlerimizden yaşlar gelerek gülmekten çatlayarak hala okuruz) “Şu anda, ders çalışmamak için dedemin ninesine bile mektup yazabilirim” cümlesi ile başlıyordu.

Yapılması gereken sıkıcı işleri ertelemek için icat ettiğimiz işler, kimi zaman böyle efsanelerle sonuçlanabiliyor. O bütünlemeler olmasaydı, bu mektup da olmayacaktı.

Nitekim, makale yazması gereken (ve teyzesinin yeğeni olan) bendeniz de, dün akşamı Ankara simidi yapmak sureti ile değerlendirmiştim hatırlarsanız. Bugünümüzün de, okulun bir kıyağı sayesinde uzatmalı Kırismıs tatili olmasından dolayı günün çoğunu evde geçirdim. Tamam sabahtan evde makale okudum, fakat “gerçek bir bilim insanı gibi” geceyi de makale okuyarak ya da yazarak değerlendirmem gerekirken, simitten bile efsanevi ve üstelik de teyzemin mektubu kadar kalıcı bir şey ile günün kalanını harcadım. İşte polimer kil kullarak bakın neler de yaptım! “En birinci ben oldum!”:




“Eneee!” değil mi?

Hayatta başımıza gelen ve mesela bütünlemeye kalmak gibi, aileden uzakta onları çok özlemek gibi, o kocaman ve uzak ülkede kendini sürekli yalnız hissetmek gibi, bir de makale yazmak gibi  insana zor gelen her şey bir şekilde mesela unutulmaz bir mektubu geride bırakacak bir kelebek etkisi midir aslında? Ey ahali! Hayata dair sanrılarımız holivud klişelerinden ibaret kalmasın ve zorlukları ve özlemleri ve can sıkıntılarını bir atari oyunu gibi, level atlamak, bölüm sonu canavarını alt etmek keyfi ile biiiir biiiir yere serelim.

“Sübhaneke rabbim, dinimiz amin!”

NOT: Fırat’lar tamamen polimer kilden (Fimo, Sculpey vesaire) yapıldı. Boyamaca yok.

  • Share/Bookmark

72 Yorum »

  1. Düygü said,

    Aralık 24, 2009 @ 02:48

    Üç boyut hissini yakalamak için şuraya fotoğrafa da bakabilirsiniz: http://lh4.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/SzMUWTw3NFI/AAAAAAAAHn0/0yLH4w5ng4g/s1280/firat-03.jpg

  2. Volkan Tokmak said,

    Aralık 24, 2009 @ 02:58

    super super super bayildim :)

  3. buket said,

    Aralık 24, 2009 @ 03:48

    yetenek kumkumasi kuzencim yaptiklarini oglum gordu simdi bizim evi atolyeye cevirme yonunde mizmizliklar ve hatta tehditler yapiyor. Kizim nelere yol actin :) ve fakat fevkalade guzeller opuyoruz gocaman

  4. annecik said,

    Aralık 24, 2009 @ 05:02

    “ben bunu yerim ki..!” fatoş anlattı,bayramda çıkan uykusuzda Fırat yerde bi şeker bulup bööle demiş..ben de hem fıratı hem de yaptığın çalışmaları yerim ki…bu arada Ece’nin “velem küsünletuu püsümen ahat”"i ni de uykusuzda Fırat’yorumlasalar,ya da Ece karakterini fıra’a arkadaş yapsalar ne güzel olurdu dii mii..mesela 3 yaşındayken bana dediği “OYUUUY, BU BİY ÇÖCÜM MÜ NUUNUU?” su kayda değer gibi geliyo bana..

  5. Feriş Fontilifiş said,

    Aralık 24, 2009 @ 05:38

    Canlar, çok mutlandım, gururlandım ben şimdik. hem benden esinlenerek ve üstelik adım da geçirilerek gelen bir ilham sözkonusu. hem de duygumla olsun, merenimle olsun, kendi çocuklarımla, fatihimle ablamla, ay çok sevgi dolu ve mutlu bi aileyiz, çok kaynaşıkız, bi bütün gibi bişeyiz aslında. neyse, Cengiz Kaanım da bi tane. dün domuz gribi aşısının ikinci dozunu vurdurmaya gitmiştik, son ana kadar demedik bu kez. hatta başka bi sağlık ocağına gittik, o binanın ilgili bi yer olduğunu bilemeden çıktı yukarılara. sonra anladı ki aşılanacak, bastı yaygarayı, ama sankim meren, hem kızgın hem de cümlelerde kibar olmayan usülsüz bir kelime yok. hem bağırıp ağlıyor, hem de götürün beni buradan, aşı olmak istemiyorum, çok kızıyorum size, tutmayın beni, (hemşire iğneyi soktuğunda) lütfen çıkarın şunu çabuk, o minik, beyaz, tombişliği bile karar güzellikteki eli hızlı hızlı hadi hadi gidelim sallanışlarında bu arada… Bi çocuk başka bi şey de iki çocuk kafayı sıyırtmaca. Ama o kadar da tatlılar ki iyi ki varlar. HAtta bu üreme olayı, kız mı erkek mi, kime benzeyecek, nasıl şahsına münhasır bir tip olacak kimbilir merakı çok fena bişey. iyi ki bağlatmışız da bu son. Yoksa bi aşık çiftten doğurma ve emzirmeye bi çözüm bulabilirseniz en azından 3, en fazlasından 4 bile olabilirdik biz belki de. ay delirdim galibasam. selamün kavlen, silkindim kendime geldim ve töööbe dedim, tövbe… sevgiler, selamlar….

  6. Nesobaby said,

    Aralık 24, 2009 @ 09:05

    ayyy ne komik ne cici yaa nasıl bişiy bu mitsubişi? :P Nasıl yapılıyor yani kendince mi model verdin yoksa bir yere bakaraktan mı Fırat kim ? Teyzen çok komikmiş :) Yapılışını da öğrenmek istiyorum çok yapasım geldi :)

  7. Betul said,

    Aralık 24, 2009 @ 09:40

    procrastination isteklerinde bulunabiliyo muyuz? boyle killerden co guzel pastalar, kekler de yapilabilmisti. hayat agaci yada sirtindaki dovmen gibi sekli olan bilim pastasi yapmak? hadi kactim simdi kehkeh.

  8. Okan Özeren said,

    Aralık 24, 2009 @ 10:32

    Çok güzel olmuşlar yaa. Bunu önce fırınlayıp sonra da cilalayıp sonra bir daha fotoğraflarını çekip bize gösterebilir misin?

  9. Düygü said,

    Aralık 24, 2009 @ 10:42

    Efenim herkese teşekkür ederim :) Feriş Fontilifiş, yukarıdaki yorumundan görebileceğiniz üzere, ailemize Fırat gibi eğlenceli iki yavru da kazandırmış bir insandır.

    Heykeller hakkında TEKNİK BİLGİLER

    Resimleri Fırat kitabından bir kağıda kopyaladım. Sonra hem kitaptan bakarak hem de hamuru kağıdın üstüne altına yerleştirip ölçü alarak bir şekilde aynısını yapmaya çalıştım. En zor kısmı haliyle yüzü elleri ayakları oldu. Fimo yerine Sculpey tavsiye ederim daha yumuşak olduğundan ince işler için şekillendirmesi daha kolay oluyor. (Bir de yine deneyimlerime göre uzun vadede fimo daha çabuk kuruyup kullanılmaz hale geliyor).

    Okan, Bu fotoğraftakiler pişmiş halleri. Cilalamayı düşünmüyordum aslında ama evde sprey cila var. Cila kullanmaya alışık olmadığımdan şimdi yanlış bir şey yapar güzelim şeyleri bozarım diye korkuyorum.

    Buket Ablacım, bu fimo çok güzel bir uğraş çocuklar için de, tabi yukarıdaki biraz “advanced” bir proje ama daha basit şeyleri yaparken hem çok keyif alır hem de ortaya kullanılabilir kalıcı eserler çıkarabilir melek yavrucuğun. :) Bak sonra seneler geçer, üniversitede sınava çalışmamak yerine en azından bunlarla uğraşır eheheh.

  10. ebru said,

    Aralık 24, 2009 @ 12:07

    Tamam iste, senin hayatin boyunca “yaa x’e ne hediye alsam ya?” gibi bir derdin olmayacak, ben bunu anladim. Sunlardan yapip piyasaya sursen benim de oyle bir derdim kalmazdi hem. Cok guzeller be! Lutfen ortamla bunun senin bu killerle ilk maceran ilk deneyimin olmadigi bilgisini paylas, cunku eger oyleyse once sana tekrardan sapka cikarip sonra kendimi bahcenin duvarindan asagi atacagim. Ben o siyah hatlari (saclar vs.) boya sanmistim, boya yok diyerek beni superplusdumur ettin. Ben Firat’in cizeri olsam kendimle feci gururlanirdim bunlari gorunce ayrica. Bizim altin gununu Firat gunune cevirelim, anneler gunde dantel oruyorlar biz de kil yoguralim?

  11. Düygü said,

    Aralık 24, 2009 @ 12:43

    Ebru, harika olur, ilk bir araya gelişimizde dolarlarımızı bir araya getirip malzeme alalım ve polimer kil workshop’u yapalım :)

    Ben bu killerle yıllardır bir şeyler yaparım, yani ilk denemem değil kesinlikle. Annem resim öğretmeni olduğundan küçükken beni böyle şeylerle oyalardı. Hatta ilgili bir hikaye için bakınız:

    http://www.biyolokum.com/2008/11/hobilerin-insaniyim-ve-ayrica-oortmenim-canim-benim/

    Sonradan ek:
    Bir de şunlar vardı, ama Fırat kadar olamadılar kesinlikle.
    http://www.biyolokum.com/2006/09/heykelcik-denemeleri/
    http://www.biyolokum.com/wp-content/uploads/2008/01/dsc_9064_k.jpg

  12. yagmur said,

    Aralık 24, 2009 @ 12:57

    eneeee!! ben cok sevdim Firlatlari :) ay yay ya

  13. Sinan AYHAN said,

    Aralık 25, 2009 @ 01:51

    Bir keresinde sırf çalışmamak için bütün evin duvarlarını boyamış, üzerine temizliğini yapmıştım. Dersten kalmıştım ama ev tertemiz olmuştu.

  14. annecik said,

    Aralık 25, 2009 @ 10:42

    sakın cilalama bebeim..fimolar cilalanınca yapış yapış oluyorlar..tecrüübeyle sabittir..

  15. Duygu said,

    Aralık 25, 2009 @ 12:47

    İşte! Üstat konuştu :) Teşekkürler dandoldenyusum :)

  16. bagyan kirectasi said,

    Aralık 25, 2009 @ 17:07

    uzunca sayilabilecek bir suredir blogunu okuyorum duygu, daha cok sessiz bir stalker tadinda devam etmek istiyordum oysa ancak bu firat’la artik dayanamayip ilk yorumumu yapmak istedim.
    bir sekilde akademik dunyadan kopamamis, 26 yasinda hala bu dunyada nefes almaya devam ederken, ve o procrastination belasini artik damardan, canimda kanimda yasarken, bunalip erteledikce senin tersine depresyon dehlizlerinde boguluyorum ben…
    neyse, asil diyecegim o’dur ki,bu firat’i gorunce ve soylediklerini de okuyunca, her zamanki gibi kendime bir daha kizdim ama daha bi olumlu kizmaca oldu bu seferki galiba. yapilabilir olduguna inancim artti sanirim, pek bir zaman once ders calismak icin terk ettigim hobilerime donme istegi doldurdu icime. yani erteleme istegi herkeste var bir sekilde, ama benim bu derece kroniklesmemin sebebi surekli “neden boyleyim, neden cok verimli degilim, ben kotuyum basarisizim” diye pek zehirli bir donguye girip kendimi dahi unutmamdan kaynaklaniyor sanirim. halbuki canin ders calismak istemediginde boyle guzel firatlar (misal) uretmek varken, neden caninin ders calismak istemedigini dusunmek kadar gereksiz bir sey olamaz ki yine kendimi sucladim sanirim. neyse, umarim ogrenecegim ve degisecegim.
    sadede gelirsem, bu blogu tutmaya devam edesin insallah ve barnaklarin dert gormesin!
    sevgiler.

  17. Elifin Günlüğü said,

    Aralık 26, 2009 @ 02:31

    Merhabalar, Friendfeed’de de “fırat”lı bir feed görünce bu keyifli yazınızın linkini oraya ekledim ama övgüler bana geldi:( Bir de sipariş de var:) Sahibinin haberi olmalı diye düşündüm. (Bu arada ben de doktora ile boğuşurken, kaçak zamanlar nasıl yaratılır iyi bilirdim. Kolay gelsin.)

    Ben okuduğumda aşağıdaki feed’ler vardı:

    Fırat’ın polimer kil hali http://www.biyolokum.com/2009… – Elifin Günlüğü (düzenle | sil)
    Uykusuz Umut Sarıkaya, fırat gibi noktalar ile daima önde. – C. Beyazıt
    Elif o fıratalrdan birini bana yollasan ya :) – Cihan (ch) KALOĞLU
    @Elif Görüyorum ff’de sürekli, bayıldım eline sağlık :) Vallahi çok boş vaktin varmış :) En birinci sen olmuşsun :) – Buğra Bayrak
    Elif :)))) Harika yapmışsın. – sunipeyk
    penguenin gündem analizini hiçbirine değişmem, ayrıca özeri erdili selçuğu var – Umut G.
    Dergileri kıyaslamak için değil … – sunipeyk
    tamam işte penguenin yaygın kanıları bunlarda (: – Umut G.
    DÜZELTME:) O “fırat”ların sahibi, ABD’de doktora yapan ve blogunu keyifle okuduğum genç bir akademisyen. Hata bende oldu. Kendi blogumun adıyla FF’de yer aldığım için karışabileceğini düşünmedim :( – Elifin Günlüğü

  18. Elifin Günlüğü said,

    Aralık 26, 2009 @ 02:34

    İlgili feed linkini eklemeyi unutmuşum: http://friendfeed.com/sunipeyk

  19. stickman said,

    Aralık 26, 2009 @ 11:55

    Nefis olmuş, ellerine sağlık :) Bende bi Fırat manyağı olarak kocaman bir posterini bastırmayı düşünüyordum ama şimdi bu düşüncem çok sönük kaldı :) Bayıldım ya bunlara. Hımm neyse, amerikadaki adamım family guy’dan stewie’ye bi haber uçurayım, sen evde yokken gizlice girip çaldırırım belki :) Fıratla ilgili bir yazım var, bi Fırat fanı olarak okumak istersin belki. Boş bi zamanında elinde yarım ekmekle duran bi halini de yaparsında seviniriz ;) yazı da şurda.
    http://blogkaydi.blogspot.com/2009/12/stewie-frat-iki-resim-arasndaki-7-fark.html

  20. Düygü said,

    Aralık 26, 2009 @ 12:27

    Elif, stickman ikinize de çok teşekkür ederim :)

    Bunları yapmak oldukça vakit aldı, sipariş olarak yapsam da herhalde öyle bir fiyat koyarım ki kimse almak istemez :))))

    Stickman, evet bir ara elinde ekmekli halini de yapmak istiyorum. Hatta bir de Stewie ve Japon animesi karakterlerine mi başlasam diye düşünceler aldı beni :) Ama vakit yok.

  21. fatih said,

    Aralık 28, 2009 @ 13:01

    elinize sağlık, en birinci olmuşsunuz size 100 puan hepimize 0 puan… süpaneke amin. :)

  22. ayşegülnazcan said,

    Ocak 6, 2010 @ 06:18

    adeta muhteşem olmuş yahu!

  23. ugur gürsoy said,

    Ocak 11, 2010 @ 14:50

    çok guzel olmus..eline sağlık..

  24. Duygu said,

    Ocak 11, 2010 @ 15:49

    Eneeee! Gerçek Uğur Gürsoy mu? Öyleyse asıl sizin elinize sağlık efenim. Bir efsane yarattınız! :)

  25. nana ridibunda said,

    Ocak 12, 2010 @ 10:24

    en birinci sen oldun bence!

  26. melgin said,

    Ocak 15, 2010 @ 16:26

    çok güzel olmuş

  27. esra said,

    Ocak 15, 2010 @ 18:21

    Fırat serisi harika ama, V ye bayıldımmmmmmm. V ye genel bayılışımdan kaynaklı olmakla birlikte yeteneğinize hayran kalmış olmam daha kuvvetlice bir ihtimal:))))))))))( kıvırmada son nokta :p) yoo yoo ciddiyim ellerinize sağlık.

  28. Can Uçkan Yüksel said,

    Şubat 8, 2010 @ 06:51

    çok güzel olmuş bu fıratlar, ben de elime ne zaman tezle ilgili bişiler alsam, ya renkli kalemler de alıp yapmam gereken boncukları çizmeye çalışıyorum, ya boncuk kutumu alıp dizmeye başlıyorum. tarhana yapıyorum, domates çorbası yapıyorum, allah ne verdiyse artık:)

    elinize sağlık, çok çok kolaygelsin gurbet ellerde…

  29. Emre Atabilgin said,

    Mart 23, 2010 @ 16:19

    Eneee ben o yaptıgın fıratları istiyorum.nolur nolur nolur

  30. Uğur Galeni said,

    Mart 23, 2010 @ 16:21

    ben de ben de istiyorum. Meğersem sen onlardan bize hediye edermişsin. ya da olmadı satarmışsın yek yeaaa :))

  31. Duygu said,

    Mart 23, 2010 @ 16:23

    Ya :( Meğersem ben doktora öğrencisiymişim, bunları yapmak da acayip zaman alıyormuş. Belki Uğur Gürsoy bunlardan seri üretim yaptırtırmış ki hem?

    O yüzden çok üzülerek “yek yeeee” diyorum :)

  32. Ağlayan Emre Atabilgin said,

    Mart 24, 2010 @ 03:16

    Ben megersem doktora ödevini tezini yaparmışım.Sende el altından fırat yapar yada öğretirmişssin :(
    Uğur gürsoy yapar mı ki aceba ? Kırmızı olanlardan yemiştir o kesin :P

  33. Uğur Galeni said,

    Mart 24, 2010 @ 05:39

    ama bize o fıratlardan yapmassan çükümüz düşermiş meğersem :P yoksa abim askerden taramalı getirecem hepinizi tararım yapmazsan :))

  34. Duygu said,

    Mart 24, 2010 @ 14:55

    Tamam tamam ağlamayın. Blogu takipte olun. Size güzel haberlerim olacak yakında :)

  35. Enee Emre Atabilgin said,

    Mart 24, 2010 @ 17:39

    Her gün birer saat aralıklarla bütün blogu takip ederimki :) ağlamamız sevinç gözyaşlarına mı döndü .Dinimiz amin :D

  36. Uğur Galeni said,

    Mart 25, 2010 @ 05:00

    Heyoo en birinci bu blogmuş meğersemmm. Sana 1000 puan herkese 0 puan :))

  37. NoDry said,

    Mayıs 26, 2010 @ 19:34

    Duygu said,
    Mart 24, 2010 @ 14:55

    Tamam tamam ağlamayın. Blogu takipte olun. Size güzel haberlerim olacak yakında :)

    Hala sayfayı kapatmadım :D

  38. Düygü said,

    Mayıs 26, 2010 @ 20:12

    Yav çok özür dilerim. Bi takım gecikmeler yaşanıyor ama vallahi de hoş bi takım gelişmeler var. Elimde olmayan sebeplerden söyleyemiyorum. :)

  39. ihsan said,

    Haziran 8, 2010 @ 18:11

    yaa bende istiorm onlardan.ben birşey yaparim ki onlarla ehe :D

  40. nodry said,

    Temmuz 12, 2010 @ 07:00

    Dün doomgünümdü benim ve hala sayfayı kapamadım , bir takım hoş gelişmelere bile razıyım :)

  41. nodry said,

    Eylül 7, 2010 @ 05:52

    Eskiden fıratsız ama gururlu bir genç vardı .Hala gelişmeden haber vermeyen babaannesini yıkanırken görsün :P

  42. Düygü said,

    Eylül 7, 2010 @ 07:51

    Ühüh yav benim de elimde hiç olmayan sebeplerden dolayı bi gelişme aktaramıyorum. Fakat eninde sonunda bu Fırat’ın oyuncakları çıkıcak gibi görünüyor o kadarını söyleyebilirim. :) Sadece beklediğimden uzun sürüyor ve sürecek gibi.

  43. mehmet gökoğlu said,

    Aralık 24, 2010 @ 06:50

    çok güzel olmuş başarılarının devamını dilerim

  44. NoDry said,

    Ocak 6, 2011 @ 09:39

    Mart 23, 2010 @ 16:19
    Bu ilk mesaj tarihim hala bekliyorum. Bi gün benimde fıratım olcek .Hıhı Evet..

  45. Düygü said,

    Ocak 6, 2011 @ 09:44

    Vallahi ben de hala bekliyorum :)

    Ama neyi bekliyorum söyleyeyim madem :) Benim replikasını yaptığım bu yataktaki Fırat’ı Manamana Toys benden aldı, seri üretimi için. Fakat ne zaman satışa çıkacak bilemiyorum ve ben de heyecanla bekliyorum.

    Bu arada tez yazıyordum ve buradan haber vermeyi unuttum, http://manamanatoys.blogspot.com/ adresine giderseniz orada başka bir Fırat figürünün satışa çıkarıldığını görebilirsiniz efem.

  46. Uğur BAŞ said,

    Ocak 25, 2011 @ 07:55

    Duygu Hanım elinize sağlık kabartma tekniğiniz çok güzel gerçekten. Ben de bayılırım fırat sabisine ve aşık memoya
    Sizinkiler kadar olmasa da bişiler yaptım ben de bakın bakalım beğenecek misiniz? http://img266.imageshack.us/img266/1557/frat.png
    http://img139.imageshack.us/img139/341/frat2.png
    http://img137.imageshack.us/img137/9408/frat3.png
    http://img251.imageshack.us/img251/1007/firat12v.gif
    http://img11.imageshack.us/img11/4013/akmemo.jpg
    http://img842.imageshack.us/img842/7066/dsc0724b.jpg
    http://img686.imageshack.us/img686/7484/dsc0717y.jpg

  47. B. Duygu Ozpolat said,

    Ocak 25, 2011 @ 18:04

    Uğur Bey, “sizinkiler kadar olmasa da” diyerek büyük mütevazılık etmişsiniz. Bunlar benim yaptıklarımdan bile güzel :)

  48. Uğur BAŞ said,

    Ocak 26, 2011 @ 13:22

    Fıratın figürünü yapma fikri ilk sizin aklınıza gelmiş ama. Ben sizin yaptıklarınızı gördükten sonra kötü bir taklitçi olabilirim ancak :))
    Uğur Gürsoy ve Uykusuz ilk Türk menşeili action figürünü piyasaya sürdü onlar da sizden gördü emin olun.
    Sizin eserlerinizi de en kısa zamanda raflarda görmeyi bekliyoruz Duygu Hanım

  49. B. Duygu Ozpolat said,

    Ocak 26, 2011 @ 13:31

    Uğur Gürsoy’la birlikte Fırat figürünü çıkaran Manamana Toys ile iletişim içindeyim :) Belki bir şeyler çıkacak belli mi olur :)

    Ama onlar benden görmedi, benden önce zaten üzerinde çalışıyorlarmış, benim ufaklıkları görünce bağlantıya geçtiler.

  50. hilal said,

    Ekim 11, 2011 @ 04:09

    sculpey nerde bulabilirim izmirde bi bilgin var mı acabaa? çok güzel olmuş ya ben de bi arkadaşıma hediye olarak yapmak istiyorum. çok seviyo fıratı.

  51. kerem said,

    Ekim 11, 2011 @ 08:31

    :) % 100 verimle çalışn bişey yok sanırım herkesin başaına gelmiştir şu an ders çalışmayayımda ne olursa yapayım abii:)

  52. Şerafettin said,

    Kasım 10, 2011 @ 16:27

    mrb arkadaşlar hepinizin ellerine sağlık çok ama çok güzeller hepsi.
    El emeğine paha biçilmez ama arkadaşıma doğum günü hediyesi almayı düşünüyorum ona süpriz yapmak istiyorum . onun için fırat ları satmayı düşünen arkadaşllar var mı? :( çok ihtiyacım var

  53. NoDry said,

    Şubat 11, 2012 @ 18:49

    Mart 23, 2010 @ 16:19

    ilk mesaj tarihim ve şu an 2. sene dolmak üzere :D
    sabır bir element olsa çatlamaması için titanium filan olması gerekirdi sanırım.Polimer kil alıp yapmayı bile denedim o derece çaresizim.Hıhı evet.

  54. Biyolokum said,

    Şubat 11, 2012 @ 19:16

    Yav malesef benim de elimde olmayan nedenlerden ötürü bugünlere geldik :( Aslında bu Fırat figürünün defter kabı formatında seri üretimi planlanıyordu, fakat bazı aksaklıklar çıktı, ben de işin ayrıntısını çok bilmiyorum. Hala bir ihtimal var yapılabilir, tamamen rafa kalkmış değil gibi. Ama ne zaman olacak hiç belli değil. Üsgünüm, evet.

  55. israfil kaya said,

    Nisan 5, 2012 @ 13:01

    tamamen sizden ilham alarak giriştiğim polimer kil maceramın ilk (ve şimdilik tek) ürününü paylaşmak istiyorum ben de :)

    https://lh6.googleusercontent.com/-NikipY90cAc/T33c1GA89sI/AAAAAAAAAtI/X2Va7GWox-Q/s800/DSC_9070.JPG
    https://lh4.googleusercontent.com/-r4R3GCuctKA/T33c2C9y7qI/AAAAAAAAAtQ/z1Q85vSJ7Cc/s720/DSC_9068.JPG
    https://lh5.googleusercontent.com/-tix35r4ggY0/T33c1h6RhEI/AAAAAAAAAtM/btAraPemgf0/s800/DSC_9079.JPG

  56. Biyolokum said,

    Nisan 5, 2012 @ 13:16

    İsrafil harika olmuş! :) Eline sağlık.

  57. NoDry said,

    Ekim 31, 2012 @ 06:59

    NoDry said,
    Mayıs 26, 2010 @ 19:34

    Duygu said,
    Mart 24, 2010 @ 14:55

    Tamam tamam ağlamayın. Blogu takipte olun. Size güzel haberlerim olacak yakında :)

    Hala sayfayı kapatmadım :D

    Artık nasıl bir inatsam kendimden korktum arkadaş :D bir insan 2-3 sene fırat peşine koşar mı? koşarım

  58. Biyolokum said,

    Ekim 31, 2012 @ 10:11

    Sevgili NoDry,

    İşte bu blogun bu yorumlar bölümünde muhteşem bir hayat dersi yıllardır bizlere kendisini göstermeye çalışıyor. O da şudur ki “başkasının sözüne güvenip, bir başkasına söz vermeyeceksin”.

    Yani meali şudur ki ciğerim, ben bana verilen bir söze güvendim, bana o sözü veren kişi de kendisine bir başkası tarafından verilen söze güvenmişti. Sen bana güvendin. Böyle bi güven zincirimiz söz konusu, bu güzel, ama zincirin başında biyerlerde bişeyler ters gitti ve netice olarak zincirin tamamında bir “birbirine verilen sözü tutamama” durumu gerçekleşti.

    Olay şu, ben bu yaptığım nefaset rölyefin orjinalini, bunu seri üretmek isteyen (ve Uykusuz’la bu konu üzerinde çalışan) bir arkadaşa gönderdim. Taaaa o zamanlar size iyi haberlerim var derken o yüzden demiştim. Ama işte bir şeyler ters gitti gidiyor, hala umut var, ama görüldüğü üzere böyle yıllar süren bir durum haline dönüştü.

    Bence sen bu işin peşini bırak en iyisi :) Çıkarsa sevinirsin seri üretim Fıratlar, çıkmazsa da birlikte çok üzülür ağlarız.

    Ayrıca iradene hayran kaldım, bi yandan memleketin meselelerinden bi iki tanesine de böyle el atıvarsene yiğit kardeşim! :)

  59. NoDry said,

    Kasım 4, 2012 @ 15:47

    Anlıyorum, önemli değil bi 40 sene kadar sonra alzheimer olmazsam hala takip ediyor olurum.Şaka bi yana blogunu sürekli takip ediyorum ama bi buranın yorum geyigi benim ruhani yaşıma uygun :) umarım haddimi aşıpta kirlilik yaratmıyorumdur.O zincirin zayıf halkasıda ne zalımmış :( uykusuzda bile artık ağız tadıyla fırat göremiyoruz ama benim hamurum umutla yoğrulmuş efenim.Bu arada memleket meseleleriylede süpersonik ilgiliyim, Hes’ten , öğretime , yardım kuruluşlarından , kızılayın onursan konuğu haline gelecek kadar kan vermeye kadar elimden geleni yapıyorum.Polimer kil aldım fırat harici bi sürü şey yaptım.Hiç fırat yapmaya çalışmadım çünkü asla o ilk gördüğüm ki kadar güzel olamayacaklardı.O gönderdiğin mercii (artık zincirin kaçıncı halkası bilmiyorum ama) eğer geri alabilirsen ve diğer yorum yapan arkadaşlarda görmeden bana yollayabilirsen en azından birimizin yüzü gülebilir.İnşallah gülmeli eğlenmeli bir haber çıkarmış meersem der uzun uzadıya yorumuma son verirken içinden cıkan fıstıkla heyecana zerk eden lokum gibi sitenize verdiğim geçici rahatsızlıktan ötürü özür diliyorum
    Emre Atabilgin (NoDry)

  60. yatuyu said,

    Şubat 21, 2013 @ 04:14

    Enee;
    hala gelisme yok burda, heykel kursuna gidip kendimiz yapalim bari :))

  61. nodry said,

    Ağustos 29, 2014 @ 15:15

    yalnız hala takip ediyorum

  62. nodry said,

    Haziran 14, 2015 @ 14:52

    Bıraktım mı sandınız :D

  63. nodry said,

    Aralık 8, 2015 @ 21:49

    bi keresinde vazgeçmiştim, hmm yok yok ne vazgeçicem

  64. Biyolokum said,

    Aralık 10, 2015 @ 12:19

    Hahahah valla diyecek söz bulamıyorum. Seni Ayser Çobanoğlu’na havale ediyorum. Benden Fırat rölyefini alan o. Fakat, tam olarak olaylar nasıl gelişti bilmiyorum, rölyef bir şekilde şu anda Uğur Gürsoy’da. Kendisi bana mail attı, çok teşekkür etti. Şimdi işin komik yanı ben rölyefi ona hediye olarak göndermemiştim, ama insan tabi böyle bir durumda “rica ederim çok severek takip ediyoz” diyerek bozuntuya vermiyor. Ayrıca kendisi bana çok kıyak bir harekette bulunarak imzalı kitap ve elinde ekmekli Fırat figürü göndermiş olabilir, olmaya da bilir, kim bilir… :)

    Velhasılı, ben artan bilimsel sorumlulukların altında ezilmekten dolayı (bir de artık bulduğum boş vakitlerde kendi sanatımı icra etmeye yöneldiğimden), sana bunun bir kopyasını yapmam mümkün değil. :( Ama sen bu azimle kendin de yaparsın :) Hadi aslansın kaplansın.

  65. nodry said,

    Mayıs 27, 2016 @ 13:30

    Kuytuda ağlıyayım madem..

  66. nodry said,

    Ağustos 19, 2016 @ 15:16

    geçerken uğradım, artık alışkanlık oldu ne yapayım

  67. nodry said,

    Ekim 30, 2016 @ 22:49

    buraları eskiden hep dutluktu

  68. nodry said,

    Kasım 23, 2016 @ 21:47

    deli diyorlar bana , desinler değişemem :D

  69. nodry said,

    Ocak 13, 2017 @ 09:04

    daha 17 17 17 , 2017 imiş

  70. nodry said,

    Mart 13, 2017 @ 17:27

    Marta fırat bir başkadır, kasım mıydı o ?

  71. nodry said,

    Mayıs 5, 2017 @ 15:13

    nisan beşmiş meğersem diririm diririm..

  72. nodry said,

    Mayıs 26, 2017 @ 16:21

    Ramazan gelmiş meğersem ♥

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yapın