Sedirde al yeşil, dal dal Bursa ipeklisi

Bursa ipeklisi değil aslında, gavurun yaptığı bir kumaş. Çok güzel bre! İnsanın zamanla zevkinin değişmesi de düşündürebilirdi bizi bu şahane Vaşingtın akşamında, ve bu yazı değişen zevkler ve renkler üzerine bir laflama olabilirdi, ama hiç girmeyelim, ne gereği var.

Diyeceğim o ki, annemle bir akşam oturuyoruz, ben labdan gelmişim, yemeğimizi yemişiz, benim yatağı divan niyetine kullanaraktan uzanmış, bilgisayar monitörünü televizyon sayıp bir şeyler izliyoruz, daha doğrusu o Yahşi Cazibe mi nedir öyle bir dizi izliyor, ben de bir yandan kulak kabartıp (dizinin komik olup olmadığına dair karmaşık hisler içinde) bir yandan da annemin bizim minik kuzenlerden “yollarda sıkılırım bunla ben oynicam biraz” diye gasp ederek getirdiği Nintendo’da bağımlılık yapıcı bir oyun oynuyorum. Öyle tembel tembel oturuyoruz yani. Sonra bir anda odanın camına takılıyor gözüm, odam üst katta olduğu için çatı katı eğimi var tavanda ama cam dışarı çıkık şekilde, eğimli duvara bir kutucuk açılarak yapılmış. Diyorum ki, “şu evi yapan mimarın kafasına bu cam kadar taş düşsün, insan azcık daha geniş yapar şu bölmeyi de önüne bi koltuk filan sığdırır oturur kitabımızı okurduk yahu!” Bir anda annemle gaza geliyoruz, “ya biz oraya bi sedir yapalım, böyle uzanmalı kitap okumalı, yımışacık minderli, kak kak kak hati hati hati…” Hobarey, bir anda mezuralar çıkıyor, fışırtttt, ölçüler alınıyor, efem yok ayakları böyle olsun, not defterine çizimler, yok şu yok bu derken hoooop Home Depot’dayız (bizdeki Koçtaş, yapımarket eşleniği). Hoooop bir anda Dwayne isimli sevimli bir görevli bize ahşap kesiyor, kendisi santimetrece bilmediği için inççe anlaşıyoruz… Saat 10′a doğru eve geliyoruz, Kemal Abi’yle Aydın’ın “pismilla bu da ne” şeklindeki bakışları eşliğinde tahtaları oturma odasına koyuyoruz. (Fotoğrafların bir kısmı telefon ile çekildi, çoközürdiliyorumsevgiliokur, vallabaştanbilemedimburadanpaylaşacağımı).

Kemal Abi sağolsun ertesi gün tabancalısından tornavida getirip fit fit fit diye bacakları takıveriyor. En birinci o:

Bu haliyle farkediyoruz ki sedirden çok bir masa oldu, ahşap parçalar birleşti voltran oldu. Ama biz sedir istediydik… Kemal Abi’de çareler tükenmez, ertesi hafta da bacaklarının fazlasını alıverecek. Ama bu sırada biz annemle boş durmuyoruz, güzel kumaş buluyoruz, Bursa ipeklisi değil, ama dedim ya pek güzel…Hemi de al ve yeşil.

İşte böyle güllü müllü sever oldum iyi mi… Daha doğrusu güllüyü de sever oldum. (Kuru kafalı da olur ki ama, ganzınrozıs, özünde rakınrol hep var biraz değil mi mirim?).

Ben “masa”yı boyuyorum.

Pistaçyo yeşili en sevdiğimiz…

Annem çok cin bir insan olduğu için “bacaklarını boyarken boyayı sulandır, ahşabın dokusu çıksın meydaaaneeeğ” diyor. Nitekim ne güzel de düşündü bakınız, boşuna afacan demiyoruz biz buna:

Ben bununla uğraşırken annem sipidigonzales tadında minderi dikiyor:

Bu arada bacakların büyük tabakaya vidalandığı yerdeki delikleri de örtbas etmek için bir fikir atmaktan geri kalmıyor: “ay şu düğmeler vardı ya, bak onları şindi napıcaz bak”.

Benim düğme silikonlama işim bitince bana “hadi yukardan o kıllı yastıklarını getir onları kaplayalım bu artan kumaşla” diyor. Hay aklınla bin yaşa sen yahu, maşallahın bol olsun, hiçbir insan evladının yüzünü dayamak istemediği, istemeyeceği, sırf kırmızısına kapıldım diye aldığım o rahatsız, adeta zımpara ile kaplanmış korkunç şeyler, annemin marifetli ellerinde biri kare, biri şeker, iki tane nefiz yastığa dönüşüyor.

İşte sonuç budur!!! Belki de mimar bize burada annemizle keyifli hobili vakitler geçirmemizi demek istemiş satır arasında, hı?

Siz şimdi bunla bişi yaparsınız ki… :)

https://lh4.googleusercontent.com/-_ojbQdytP3Q/Te2HfOiy08I/AAAAAAAAF8Q/4IRkrVjOPQw/s288/Image034.jpg
  • Share/Bookmark

11 Yorum »

  1. mormomlati said,

    Haziran 7, 2011 @ 11:54

    maşaallah la kuvvete illa billah

  2. SlDlKA said,

    Haziran 7, 2011 @ 12:14

    cooook guzel olmus (: ellere kollara akillara saglik (:

  3. Uğur said,

    Haziran 7, 2011 @ 13:56

    ikea teklif yapmaya hazırlanıyormuş duyduğum kadarıyla.. :p

  4. fanfan said,

    Haziran 8, 2011 @ 01:58

    oha! anneniz ne kadar hamaratmış sevgili duygü hanım! wallahi bayıldım fikir enfes, siz şimdi 12 m2 ‘den ev de yaparsınız! :) sevgiler efenim.

  5. Biyolokum said,

    Haziran 8, 2011 @ 08:16

    Efenim inanır mısınız, esasen aklımda ev yapmak da yok değil! Şu adamdan öğreneceğim nasipse: http://vermonttinyhouses.com/

  6. Elif said,

    Haziran 14, 2011 @ 01:46

    Merhaba,
    Blogunuzu aylar önce keşfetmiş ama son yazının hiç değişmemesi nedeniyle uğramayı bırakmıştım. Dün geri dönüp de yeni yazıları görünce çok sevindim. Hatta öyle sevindim ki neredeyse tüm arşivi okudum (hatta hızımı alamayıp Meren’in Fotoğraf Günlüğü’nün de büyük bir kısmını okudum).
    Eski yazılara yorum yazamadım ama bu yazıda benim favorim düğmelerin değerlendirilmesidir. Annenizin kıymetini biliniz.
    Sevgiler

  7. Biyolokum said,

    Haziran 14, 2011 @ 08:31

    Teşekkür ederim :) Tekrar hoşgeldiniz!

  8. şeyda k. said,

    Haziran 14, 2011 @ 11:46

    fotoğraflar görünmüyor ? bir yolu yöntemi var mı bu görebilmenin

  9. Bezis said,

    Haziran 19, 2011 @ 12:30

    Duygu–
    Uzun zaman oldu ses etmeyeli… Genel olaral blog takiplerine ara vermiştim bir süredir.. Kuzenle konuşurken yeni odamin çatı katinda oldugunu ve ancak pencere kenari olan hos bir alani kitap okuma ve kahve içme alanı olarak degerlendirmek istedigimi soyledim… Duygu’nun yaziyi okudun mu sedir yapmis seklinde cevap verdi.. Guzel de olmus eline saglik.. O vakit, minderi kapladigin sungerleri ve Bursa ipeklisi olmayan kumasi nereden buldun? Home Depot’ta mi satiyorlar? Turkiye’de olsa nereden bulacagimi cok iyi biliyorum da Amerika’da nereden bulurum diye dusunmekteydim bende..

  10. Alper said,

    Haziran 19, 2011 @ 13:02

    Lütfen daha sık yazın. Lütfen !

  11. B. Duygu Ozpolat said,

    Haziran 19, 2011 @ 18:32

    Beziş, süngeri internetten ısmarladım, Amazon’dan. http://www.amazon.com/gp/product/B0040ZONVI
    Bu “foam” benim istediğimden ince idi ama ikiye katlayınca tam oldu. Fakat kumaş satan mağazalarda da var sanırım. Kumaşa gelince “fabric store” diye internette arattım, en yakındakine gittik. Süper kumaşlar var, annem delirdi, çok sevdi. Bu arada kumaş (ve muhtemelen sünger) Walmart’ta da oluyor :)

    Alper, yazıcam umuyorum ki, bissürü yazılar var aklımda ama vakit az, çok teşekkür ederim ama :)

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Yorum yapın