Haziran 16, 2009 at 14:27
· Filed under Doğa, Dünya, İnsan
Bundan sonra yaz kış demeden soğuk su ile duş almaya karar verdim. Çünkü:
1) Zaten ne zamandır düşünüyorum. Duş alacağım zaman, su ısınsın diye bir süre suyu açık tutuyorum, o sırada bir sürü su boşa akıyor. Zaten sıcak suyla duş almak bir saçma geliyor bana, “vücuduma çarpmadan akıp giden sıcak sular için ne kadar enerji harcandı, yazık o sulara, ne diye ısındılar ki o zaman” diye düşünmekten kafamı şampuanlayamıyorum. Devam...
Permalink
Eylül 8, 2008 at 18:03
· Filed under Bilim, Dünya
Ünlü popüler bilim yazarı Richard Dawkins -ki kendisini aslında pek sevmiyorum- Kör Saatçi kitabında bir yerde şöyle bir şey der, çok da ağzına sağlıktır: Devam...
Permalink
Kasım 26, 2007 at 02:28
· Filed under Doğa, Dünya, Fotoğraf, Hayvanlar, Çakra
Hafta sonu Louisiana’nın doğal yaşam alanlarını keşif gezilerimizin ilkini sonunda gerçekleştirdik ve uzun zamandır aklımda olan Jean Lafitte Ulusal Parkı‘na gittik. Louisiana doğası bataklıklardan ibaret (wetlands). Ama bataklıklar, Sabancı gibi içini doldurup, kurutup üzerine bina dikmeye çalışılması gereken bir avuç çamur değil, biyolojik çeşitliliğin oldukça fazla olduğu görülmesi ve korunması gereken doğal yaşam alanları. Hatta, binlerce canlıya ev sahipliği yapmanın yanı sıra, bataklıklar burada kasırgalara karşı doğal barikat görevi de görüyorlar. Devam...
Permalink
Ocak 7, 2007 at 23:33
· Filed under Doktora, Dünya
Bir süredir, bu ayın 16’sındaki doktora yeterlik sınavıma hazırlanmaya çalışıyorum. Herkes “meri kırismıs!” diye sokaklarda Noel Baba’yla el ele koşarken, ben labda deney yapıyordum. Herkes üüüççç ikkiii biiiirr diye yılbaşına girerken, ben bilgisayarımın ekranına şaşı gözlerle bakarak böbrekteki tüplü (kanallı) yapıların mezenkimden epitel dokuya geçiş ile nasıl şeyolduklarının şeysini anlamaya çalışıyordum. Her doktora öğrencisinin bu süreçte (büyük olasılıkla) kapılıyor olduğunu tahmin ettiğim bir takım düygülere kapılıyor, aklıma üşüşen sorular ile derbeder oluyorum bu aralar: Devam...
Permalink
Kasım 19, 2006 at 16:10
· Filed under Dünya, Savaş, İnsan
Geçen gün Meren’le “Hotel Rwanda”yı izledik. Birkaç hafta önce Meren tesadüfen Ruanda’da 1994 yılında gerçekleşen soykırım hakkında bir yazı okumuştu. Yazıda 2004 yılında, yani soykırımın 10. yılında, bütün dünyanın konuyu gündeme taşıdığı ve tartıştığından; 1994′te duyurmadıkları, sırtlarını döndükleri bu olayın insanlara duyurulmaya çalışıldığından bahsediliyordu. Biz Türkiye’de 2004 yılında böyle bir konudan bahsedildiğini pek hatırlayamadık. Türkiye medyasının git gide nasıl Amerikan medyasına benzediğini sürekli söylüyorum. Bu bence onun en güzel örneklerinden biri. Sizlere Ruanda’da 1994 yılında neler olduğunu anlattığım zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. Çünkü bu, Dünya üzerinde gerçekleşmiş, en az Nazi’lerin Yahudi’lere yaptıkları kadar korkunç bir olay. En az onun kadar konuşulması gereken, şimdilerde Sudan’da, Kongo’da, kim bilir bize duyurulmayan nerelerde hala gerçekleşen, “hiçbir şey yapamayacağımızı” düşünsek de, en azından bilmekle yükümlü olduğumuz bir olay. Devam...
Permalink
Kasım 12, 2006 at 17:51
· Filed under Dünya, Hayvanlar, İnsan
Ağustos 14, 2006 at 22:28
· Filed under Dünya, Fotoğraf, Savaş, İnsan
Ağustos 9, 2006 at 12:22
· Filed under Dünya, Savaş
Sonunda birileri birşeyler dedi. Devam...
Permalink
Temmuz 12, 2006 at 23:53
· Filed under Dünya, Open Source