Archive for Dünya

Yuva Belgeseli: Karamsar olmak için artık çok geç!

Bundan sonra yaz kış demeden soğuk su ile duş almaya karar verdim. Çünkü:
1)   Zaten ne zamandır düşünüyorum. Duş alacağım zaman, su ısınsın diye bir süre suyu açık tutuyorum, o sırada bir sürü su boşa akıyor. Zaten sıcak suyla duş almak bir saçma geliyor bana, “vücuduma çarpmadan akıp giden sıcak sular için ne kadar enerji harcandı, yazık o sulara, ne diye ısındılar ki o zaman” diye düşünmekten kafamı şampuanlayamıyorum. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (51)

Evrimi Anlamak

Ünlü popüler bilim yazarı Richard Dawkins -ki kendisini aslında pek sevmiyorum- Kör Saatçi kitabında bir yerde şöyle bir şey der, çok da ağzına sağlıktır: Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (32)

Planet Earth: duyduk duymadık demeyin, “hayatın anlamı”nı buldum!

Hafta sonu Louisiana’nın doğal yaşam alanlarını keşif gezilerimizin ilkini sonunda gerçekleştirdik ve uzun zamandır aklımda olan Jean Lafitte Ulusal Parkı‘na gittik. Louisiana doğası bataklıklardan ibaret (wetlands). Ama bataklıklar, Sabancı gibi içini doldurup, kurutup üzerine bina dikmeye çalışılması gereken bir avuç çamur değil, biyolojik çeşitliliğin oldukça fazla olduğu görülmesi ve korunması gereken doğal yaşam alanları. Hatta, binlerce canlıya ev sahipliği yapmanın yanı sıra, bataklıklar burada kasırgalara karşı doğal barikat görevi de görüyorlar. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (9)

Doktoraya yeterli olmaya çalışırken “Saddam”ı düşünmek

Bir süredir, bu ayın 16’sındaki doktora yeterlik sınavıma hazırlanmaya çalışıyorum. Herkes “meri kırismıs!” diye sokaklarda Noel Baba’yla el ele koşarken, ben labda deney yapıyordum. Herkes üüüççç ikkiii biiiirr diye yılbaşına girerken, ben bilgisayarımın ekranına şaşı gözlerle bakarak böbrekteki tüplü (kanallı) yapıların mezenkimden epitel dokuya geçiş ile nasıl şeyolduklarının şeysini anlamaya çalışıyordum. Her doktora öğrencisinin bu süreçte (büyük olasılıkla) kapılıyor olduğunu tahmin ettiğim bir takım düygülere kapılıyor, aklıma üşüşen sorular ile derbeder oluyorum bu aralar: Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (5)

Hutu’lar ve Tutsi’ler

Geçen gün Meren’le “Hotel Rwanda”yı izledik. Birkaç hafta önce Meren tesadüfen Ruanda’da 1994 yılında gerçekleşen soykırım hakkında bir yazı okumuştu. Yazıda 2004 yılında, yani soykırımın 10. yılında, bütün dünyanın konuyu gündeme taşıdığı ve tartıştığından; 1994′te duyurmadıkları, sırtlarını döndükleri bu olayın insanlara duyurulmaya çalışıldığından bahsediliyordu. Biz Türkiye’de 2004 yılında böyle bir konudan bahsedildiğini pek hatırlayamadık. Türkiye medyasının git gide nasıl Amerikan medyasına benzediğini sürekli söylüyorum. Bu bence onun en güzel örneklerinden biri. Sizlere Ruanda’da 1994 yılında neler olduğunu anlattığım zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. Çünkü bu, Dünya üzerinde gerçekleşmiş, en az Nazi’lerin Yahudi’lere yaptıkları kadar korkunç bir olay. En az onun kadar konuşulması gereken, şimdilerde Sudan’da, Kongo’da, kim bilir bize duyurulmayan nerelerde hala gerçekleşen, “hiçbir şey yapamayacağımızı” düşünsek de, en azından bilmekle yükümlü olduğumuz bir olay. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (21)

“Çok yaşa” Panda!

Şu hayvanın nesli tükeniyor. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (32)

War Photographer

Hafta sonu “War Photographer” adlı bir film izledim. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

ITHAM EDİYORUZ!

Sonunda birileri birşeyler dedi. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (4)

Neden Firefox?