Neden Firefox?

Aslında “Firefox’u yazacağım” diye atıp tutarken, aklımda hep kendimce açık kaynak kodlu yazılımın güzelliğinden, Firefox’un sekmelerinden (yani “tab”lerinden), eklentilerinden, RSS’ten, güvenli oluşundan, kısacası birazını kendim bildiğim, bir kısmını da sizler için araştırmış olacağım daha teknik detaylardan bahsedeceğim bir yazı vardı. Internet’ten araştırıp çeviriler yapacaktım. İstatistiksel bilgilerle karşınıza dikilip, bilimsel verilerle yumruğumu baaam diye masaya vuracaktım.
Ama bugün “youtube”de iki video izledim… Ve içimden geleni yazmaya karar verdim. (Meren’e de bir şey sormadım. Bi heta varsa şimdiden affola :)
Önce siz de izleyin o videoları, sonra ben “Neden Firefox” sorusuna kendi cevabımı vereceğim:
Neden Firefox? Çünkü Explorer, ilk videoda “Explorer kullanıyorum” diyen insanlarda gözünüze çarpan ortak noktadır*, yani mesela bilgisizlik, meraksızlık, mesela yeniliklere açık olmama, kendini daha iyiye layık görmemedir. Mesela hayal gücü kıtlığıdır. Ayrıca Explorer, açılan yüzlerce penceredir, eziyettir. Ama en çok da, “ya bu yüzlerce pencereye bir çare bulsak” dememenin ardında gizli olan “kullanıcıyı umursamamak”tır. Explorer şahsınıza yapılmış korkunç bir hakaret ve aşağılama (ve sizin bunları sessizce kabullenişiniz), Firefox ise şimdiye kadar size söylenmiş en güzel sözdür. :)Neden Firefox? Çünkü hiçbir Explorer kullanıcısı çıkıp da kullandığı tarayıcı için yukarıdaki gibi videolar çekmez, animasyonlar yapmaz. Neden? Explorer’ı kullanması çoğunlukla bir tercih sebebi bile değildir, önüne konulandan farklısını aramak/ya da kullanmak aklına gelmemiştir. Ve alışkanlık sebebiyle kullandığı bu program, kendisini kullanan biri tarafından sahiplenilmeyi hakedecek hiçbir özelliğe sahip olmadığından, hakkında sevimli videolar çekilmemesi de doğaldır.
Neden Firefox? Çünkü Firefox, sadece, Internet’ten ücretsiz olarak indirebileceğiniz 1500′ün üzerinde eklentisiyle bile akıllı bir insana hakettiği araçları, detayları sunandır. Firefox, biraz çaba harcayıp kullanmayı öğrenerek kendinizden mükemmele yakın olanı esirgemediğinizin bir kanıtı, kendinizi ne kadar sevdiğinizdir.
Neden Firefox? Çünkü Explorer sizi gülümseten şeyleri, büyük şirketlerin değil de sizin hayatınızı kolaylaştıran ayrıntıları önemsemeyen kravatlı, ciddi, asık suratlı, samimiyetsiz adamlarındır, ama Firefox hepimizindir.
Firefox, Meksika dalgasıdır, “jam session”dır, “happening”dir, elflerin cücelerin dev ağaçların hobitlerin insanların acayip yaratıkların bir araya gelip pis orkları ve Mordor’u dağıtışlarıdır. Robin Hood’un zenginden alıp fakire verişi, “V” parlamento binasını 5 Kasım’da havaya uçururken binlerce insanın onun maskesi ile sokağa dökülmeleridir.
Firefox benim şu satıra gelip, “yemin ederim bir gram da abartmış hissetmiyorum kendimi” diyebilmemdir. :) (Ayrıca bunca yoğunluğun ve uykusuzluğun arasında iki video izleyip gaza gelip, makale okumak yerine oturup bu yazıyı yazmamdır.)
Bunların hiçbiri size bir şey ifade etmiyorsa, en azından şu kadar da şirin bir şeydir Firefox:

*Burada saydığım şeylerden alınacak olanlar, varsın alınsınlar. Onları kırmak değil elbette amacım, fakat “mesela” eşliğinde sayılan özelliklerden en az birini taşımadıklarını kendilerine itiraf edemiyorlarsa, varsın okumasınlar bu blogu, beni de sevmesinler :)< (blockquote>

