<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Wherever you go, there you are. &#187; Siportif genç</title>
	<atom:link href="http://www.biyolokum.com/category/siportif-genc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.biyolokum.com</link>
	<description>Bir biyologun anatomisi.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 09 May 2021 14:39:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5</generator>
		<item>
		<title>Burdur Bisiklet Yarışı (ve kısa bir deprOsyon güncellemesi)</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2013/05/burdur-bisiklet-yarisi-ve-kisa-bir-deprosyon-guncellemesi/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2013/05/burdur-bisiklet-yarisi-ve-kisa-bir-deprosyon-guncellemesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 May 2013 08:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Düygü Hanım nasılım]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=1831</guid>
		<description><![CDATA[<p>Birkaç hafta önce apar topar Türkiye&#8217;ye gelmem gerekti, hayırlı bir iş için. Birkaç senedir başvurduğum bir kursa, rekabet had safhada olduğundan ancak bu sene nihayet kabul edildim! Marine Biological Laboratory&#8217;nin <a href="http://hermes.mbl.edu/education/courses/summer/course_embryo.html">Embriyoloji</a> kursu. Kursa katılabilmem için vizemi yenilemem gerektiğini öğrendim. Eşyalarımı bir arkadaşımın evindeki boş odaya yerleştirdim, evden çıktım, yapılması gereken bir sürü ıvır zıvırı halledip Türkiye uçağına atladım. <a href='http://www.biyolokum.com/2013/05/burdur-bisiklet-yarisi-ve-kisa-bir-deprosyon-guncellemesi/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p>Birkaç hafta önce apar topar Türkiye&#8217;ye gelmem gerekti, hayırlı bir iş için. Birkaç senedir başvurduğum bir kursa, rekabet had safhada olduğundan ancak bu sene nihayet kabul edildim! Marine Biological Laboratory&#8217;nin <a href="http://hermes.mbl.edu/education/courses/summer/course_embryo.html">Embriyoloji</a> kursu. Kursa katılabilmem için vizemi yenilemem gerektiğini öğrendim. Eşyalarımı bir arkadaşımın evindeki boş odaya yerleştirdim, evden çıktım, yapılması gereken bir sürü ıvır zıvırı halledip Türkiye uçağına atladım. <a href='http://www.biyolokum.com/2013/05/burdur-bisiklet-yarisi-ve-kisa-bir-deprosyon-guncellemesi/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2013%2F05%2Fburdur-bisiklet-yarisi-ve-kisa-bir-deprosyon-guncellemesi%2F&amp;linkname=Burdur%20Bisiklet%20Yar%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20%28ve%20k%C4%B1sa%20bir%20deprOsyon%20g%C3%BCncellemesi%29"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2013/05/burdur-bisiklet-yarisi-ve-kisa-bir-deprosyon-guncellemesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6246</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koşmaktan bahsederken aslında neyi kastediyorum</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2013/03/kosmaktan-bahsederken-aslinda-neyi-kastediyorum/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2013/03/kosmaktan-bahsederken-aslinda-neyi-kastediyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Mar 2013 17:27:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Düygü Hanım nasılım]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>
		<category><![CDATA[victory is mine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=1812</guid>
		<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz birkaç ayın zorlukları beni içime kapanmaya itti. Sosyal bir kelebek olmayı bırakıp odamda yalnız başıma daha çok vakit geçirmeye başladıkça buna aslında ne kadar ihtiyacım olduğunu da farkettim. Günlerimi düzene sokmak ve koşmak için vakit yaratmak biraz da bu sayede mümkün oldu. Kitap okumaya da daha çok vaktim oldu. Bu süreçte okuduğum kitaplardan bir tanesi Haruki Murakami’nin “What I talk about when I talk about running” (Koşmaktan bahsederken aslında neyi kastediyorum) kitabı oldu. Kitap, her sene düzenli olarak maraton koşan yazarın koşmak üzerine anılarından oluşuyor, ama isminden de anlayabileceğiniz gibi, aslında sadece koşmak üzerine değil. Bir nevi otobiyografi olduğunu bile söyleyebiliriz. <a href='http://www.biyolokum.com/2013/03/kosmaktan-bahsederken-aslinda-neyi-kastediyorum/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p>Geçtiğimiz birkaç ayın zorlukları beni içime kapanmaya itti. Sosyal bir kelebek olmayı bırakıp odamda yalnız başıma daha çok vakit geçirmeye başladıkça buna aslında ne kadar ihtiyacım olduğunu da farkettim. Günlerimi düzene sokmak ve koşmak için vakit yaratmak biraz da bu sayede mümkün oldu. Kitap okumaya da daha çok vaktim oldu. Bu süreçte okuduğum kitaplardan bir tanesi Haruki Murakami’nin “What I talk about when I talk about running” (Koşmaktan bahsederken aslında neyi kastediyorum) kitabı oldu. Kitap, her sene düzenli olarak maraton koşan yazarın koşmak üzerine anılarından oluşuyor, ama isminden de anlayabileceğiniz gibi, aslında sadece koşmak üzerine değil. Bir nevi otobiyografi olduğunu bile söyleyebiliriz. <a href='http://www.biyolokum.com/2013/03/kosmaktan-bahsederken-aslinda-neyi-kastediyorum/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2013%2F03%2Fkosmaktan-bahsederken-aslinda-neyi-kastediyorum%2F&amp;linkname=Ko%C5%9Fmaktan%20bahsederken%20asl%C4%B1nda%20neyi%20kastediyorum"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2013/03/kosmaktan-bahsederken-aslinda-neyi-kastediyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6859</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir bilim insanının gözünden kendisi</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2013/03/bir-bilim-insaninin-gozunden-kendisi/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2013/03/bir-bilim-insaninin-gozunden-kendisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2013 20:28:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Düygü Hanım nasılım]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=1793</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bloga en son yazdığım günlerde, spor yapmanın etkisiyle harika bir psikoloji içindeydim. O zamandan beri yıldızlı pekiyi hakedecek bir şey yaptım: düzenli spor yapmaya devam ediyorum. O kadar ki, gaza gelip Mart ortası Washington D.C.&#8217;de yapılacak maratonda koşmak için bile yazıldım! (Ben yarım maraton koşacağım). Bir ara hafta içi her gün ya koşuyor ya yüzüyordum. Bugünlerde yoğunluktan haftada 3 gün spor yapabiliyorum. Üstelik, koştuğum her gün, o sabah içim sıkkın bile kalkmış olsam, kendimi daha iyi hissediyorum (ama istisnai durumlar mevcut, aşağıda anlatacağım). Biraz (çok sağlıklı bir yavaşlıkta) kilo bile verdim. Buraya kadar iyi. Hatta iyi ne kelime, buraya kadar harika! <a href='http://www.biyolokum.com/2013/03/bir-bilim-insaninin-gozunden-kendisi/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p>Bloga en son yazdığım günlerde, spor yapmanın etkisiyle harika bir psikoloji içindeydim. O zamandan beri yıldızlı pekiyi hakedecek bir şey yaptım: düzenli spor yapmaya devam ediyorum. O kadar ki, gaza gelip Mart ortası Washington D.C.&#8217;de yapılacak maratonda koşmak için bile yazıldım! (Ben yarım maraton koşacağım). Bir ara hafta içi her gün ya koşuyor ya yüzüyordum. Bugünlerde yoğunluktan haftada 3 gün spor yapabiliyorum. Üstelik, koştuğum her gün, o sabah içim sıkkın bile kalkmış olsam, kendimi daha iyi hissediyorum (ama istisnai durumlar mevcut, aşağıda anlatacağım). Biraz (çok sağlıklı bir yavaşlıkta) kilo bile verdim. Buraya kadar iyi. Hatta iyi ne kelime, buraya kadar harika! <a href='http://www.biyolokum.com/2013/03/bir-bilim-insaninin-gozunden-kendisi/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2013%2F03%2Fbir-bilim-insaninin-gozunden-kendisi%2F&amp;linkname=Bir%20bilim%20insan%C4%B1n%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BCnden%20kendisi"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2013/03/bir-bilim-insaninin-gozunden-kendisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5718</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koşu günlüğü</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2012/12/kosu-gunlugu/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2012/12/kosu-gunlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2012 16:46:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Düygü Hanım nasılım]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>
		<category><![CDATA[victory is mine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=1760</guid>
		<description><![CDATA[<p>Depresyonla mücadele sırasında deneyimlediklerim sonucu kesin olarak emin olduğum bir şey var ki o da spor yapmanın depresyonun en güzel ilacı olduğu. Ama koşmak filan gibi kalp atışını hızlandıran (kardiyo) sporlar. Yoga vesaire insana iyi gelse de fizyolojik olarak aynı etkiyi göstermiyor, işin arkasında koskoca bilim var. <a href='http://www.biyolokum.com/2012/12/kosu-gunlugu/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p>Depresyonla mücadele sırasında deneyimlediklerim sonucu kesin olarak emin olduğum bir şey var ki o da spor yapmanın depresyonun en güzel ilacı olduğu. Ama koşmak filan gibi kalp atışını hızlandıran (kardiyo) sporlar. Yoga vesaire insana iyi gelse de fizyolojik olarak aynı etkiyi göstermiyor, işin arkasında koskoca bilim var. <a href='http://www.biyolokum.com/2012/12/kosu-gunlugu/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2012%2F12%2Fkosu-gunlugu%2F&amp;linkname=Ko%C5%9Fu%20g%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2012/12/kosu-gunlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3519</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutlak karanlıkta şeker kıvılcımları</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2011/03/mutlak-karanlikta-seker-kivilcimlari/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2011/03/mutlak-karanlikta-seker-kivilcimlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 21:16:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa ve Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=1445</guid>
		<description><![CDATA[Yeni çalışmaya başladığım laboratuvarda (bir ara ayrıntılı bahsederim diye umuyorum) bir doktora öğrencisi var (Ed). Daha Maryland&#8217;e taşınmadan önce, şans eseri, Kasım&#8217;da gittiğim bir kursa Ed&#8217;i de kabul ettikleri için birlikte vakit geçirme şansımız olmuştu ve iyi anlaştık. Hatta o kadar iyi anlaştık ki, birlikte mağaracılık etkinliklerine katılmaya başladık. Bu yazımızın konusu da mağaracılık nitekim. [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni çalışmaya başladığım laboratuvarda (bir ara ayrıntılı bahsederim diye umuyorum) bir doktora öğrencisi var (Ed). Daha Maryland&#8217;e taşınmadan önce, şans eseri, Kasım&#8217;da gittiğim bir kursa Ed&#8217;i de kabul ettikleri için birlikte vakit geçirme şansımız olmuştu ve iyi anlaştık. Hatta o kadar iyi anlaştık ki, birlikte mağaracılık etkinliklerine katılmaya başladık. Bu yazımızın konusu da mağaracılık nitekim.</p>
<p><span id="more-1445"></span></p>
<p><img class="alignnone" src="https://lh3.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3JxDz5BAI/AAAAAAAAFgs/SHmxYTE5NhA/s640/DSC_0064_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Ed Arjantinli olduğundan kültür, hal, tavır olarak bize biraz daha yakın. Kimi zaman Amerikalılarla yakın arkadaş olmak çok uzun sürebiliyor. Ama buraya geldiğim hafta Ed hemen gelip bana yardımcı oldu, etrafı gösterdi, insanlarla tanıştırdı. O sayede ilk günlerin ürkekliği çabucak geçiverdi. Sonraları bir zaman Ed dedi ki &#8220;okulun doğa sporları kulübü bir mağara gezisi düzenliyormuş gitmek ister misin?&#8221; &#8220;Aaaa&#8221; dedim, &#8220;harika olur. Doğayla ilgili her şeye varım! Zaten merak ediyordum bu mağaracılık sporunu&#8221;.</p>
<p>Şimdi mağara gezisi dediysek, öyle ferah ferah genişçene bir mağaranın içine cici kıyafetlerinizle girip &#8220;aaaa sarkıt aaaa dikit, şipşak şipşak, foto foto&#8221; diye turist Ömer gibi dolandığınız mağara gezilerinden bahsetmiyoruz efem! Bu mağaralara giriş zaten ayrı bir eğlence (!), ya sürünerek, ya daracık bir delikten kendini sallandırarak&#8230; Çıkarken de herkes kahverengi çıkıyor (çamura bulanmış olarak). Cicilerinizi evde bırakın.</p>
<p>Büyük ve güzel üniversitenin (canımız <a href="http://www.umd.edu/">UMD</a>) Doğa Sporları Kulübü de ayrı güzel oluyormuş, kendimi yeniden ODTÜ&#8217;de hissediyorum. Kendilerine ait nefis bir karargahları var. İşte burada:</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh3.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3JLfuEHRI/AAAAAAAAFfs/aQu2yHOfGnk/s640/DSC_0004_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Ayrıca bu arkadaş da Ed.</p>
<p>Çeşit çeşit gezi düzenliyorlar. Geziden önceki günlerden birinde karargahta topladık, ekipman ayarlandı (tulumlar, kasklar, kafa fenerleri, efenime söyliyim iç donları, eldivenler, dizlikler), gezi ile ilgili ayrıntılar konuşuldu.</p>
<p>İlk mağara gezisinde (Whitings Neck) malesef o sıralar fotoğraf makinam olmadığı için çekim yapamadım. Sadece katılımcılardan birinin getirdiği kullan-at makina ile çekilmiş fotoğraflar var. Fakat bu gezi o kadar keyifliydi ki, ikincisini iple çekmeye başladım.</p>
<p>Spor için girilen mağaralarda geçirdiğiniz vakit aslında neredeyse dağcılık gibi. Ben dağcılık yapmadım ama benziyor diye tahmin ediyorum. Nitekim kimi insanlar mağaracılığa &#8220;tersine dağcılık&#8221; diyormuş. Bizim gittiğimiz mağaralar dikey değildi, asıl macera dikey mağaralara iple inmekte imiş. Biz yatay düzlemde gezindik, fakat bu haliyle bile oldukça zorlayıcı idi, en azından yeni başlayan biri için. Zira sanki sadece kafam sığarmış gibi görünen minicik deliklerden geçmek, daracık yarıklardan sürünmek, uzun süre çamur içinde emeklemek gerekiyor vesaire. Yani aslında şöyle bir baksanız, deli misin kardeşim ne işin var orada karanlıkta çamurun içinde, dememek mümkün değil, ama mesele de o zaten. Hiç bilmediğiniz, alışık olmadığınız yepisyeni bir ortam, üstelik kendine has bir güzelliği, büyüleyiciliği var. Ki bir de hayalinizden &#8220;ben meğersem Yüzüklerin Efendisi filmindeymişim, az sonra orklar çıkıcak şurdan&#8221; gibi şeyler kurunca dadından yinmiyor.</p>
<p>Mağaracılığa dair gözlemlediğim diğer tatlı bir ayrıntı da, mağaranın içindeki dikkate değer her delik, odacık, zorlayıcı geçit bölme vesaireye isim veriliyor. Whitings Neck&#8217;te milkshake room (milşeyk odası), pancake room (poğaça odası), keyhole (anahtar deliği), birth canal (doğum kanalı) gibi isimlere rastladık. Unutamayacağım iki deneyimden biri, pancake room ve birth canal&#8217;da oldu. Pancake room, bir nevi poğaça şekilli dar bir oda. O grupta yaklaşık 15 kişiydik, hepimiz odacığın içine yarasalar gibi dip dibe sığıştık. Sonra ekip liderlerinden biri hepimize &#8221;life savers&#8221; denilen beyaz şekerlerden verdi. Meğersem bu şekerleri ağzınızda kıtır kıtır çiğnediğinizde eğer zifiri karanlıkta iseniz çıkan kıvılcımları görebiliyormuşsunuz. Bir süre herkes ışıklarını söndürdü, zifiri karanlıkta etrafımızdakilerin ağzından çıkan kıvılcımlara bakarak şeker çiğnedik. Bazen sırf bu türden rasgele ve garip deneyimleri yaşamak için varolduğumu düşünüyorum. Etrafımda önceki gün hiç tanımadığım, varlıklarından haberdar olmadığım bir grup insanla, bir mağaranın ve dahası yerin altında, minicik bir odacıkta dip dibe uzanmış (oturmak mümkün değil), mutlak karanlıkta şeker çiğneyip çıkan kıvılcımlara şaşırıyorum. C&#8217;est la vie!</p>
<p><img class="alignnone" src="https://lh4.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TYz2mrXZG-I/AAAAAAAAFx8/PRcO1KKbevE/s800/lifesaver.jpg" alt="" width="279" height="254" /></p>
<p>Diğer muhteşem deneyim ise (ki kimilerine göre tam bir işkence idi), mağaranın doğum kanalı adı verilen kısmında gerçekleşti. Adı üstünde, daracık, çamurla sıvalı uzunca bir kanal var, küçücük bir bölmeye açılıyor (rahim gibi). Bu delikten bölmeye girebilmek için kafanız önde (ayaklarınızı önce sokarak girmek ilk bakışta daha cazip gelse de bu şekilde girmeye imkan yok) dalıyorsunuz, ve yere 75-80 derece dik vaziyette bir süre tepinip ıkındıktan ve süründükten sonra, -çoğafedersigiz- rahim ağzına varıyorsunuz &#8211; tam orada bir çamur birikintisi var. Her giren şopadak diye çamur birikintisine ellerini koyup &#8221;oh shit, my god, dammit&#8221; şeklinde tepkiler göstererek el mecbur o çamura banmak suretiyle bölmeye giriyor. Kimileri burada oldukça klostrofobik hissetti, sanırım girip çıkmak pek kolay olmadığından böyle bir hisse kapılıyorsunuz, hani hemen dışarı çıkmak isteseniz mümkün değil, onun bilincinde olmak bir garip. Sonra liderlerden biri de geldi yanımıza ve orada öylece biraz sohbet ettikten sonra, tek tek doğum kanalından dışarı çıkmamızı istedi. &#8221;Giriş zor geldiyse çıkışı daha zor haberiniz olsun&#8221; dedi. Hakikaten de çok daha ciddi bir debelenişin, kollarınız üzerinde şınav çeker vaziyette bir süre ilerleyişin ardından (çünkü o dik kanaldan inmesi kolay ama çıkarken kendinizi yukarı çekmek için kollara kuvvet lazım), &#8221;ahh, uhhh, vay anam&#8221; nidaları ile doğum kanalından çıkıyorsunuz. Evet bir çeşit &#8221;yeniden doğma deneyimi&#8221;! Bakınız aşağıda kanala giren ve kanaldan çıkan arkadaşları görüyoruz :)</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh4.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TYz1y6284gI/AAAAAAAAFxw/woyb1NcPjsw/s640/bc1.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh5.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TYz1y1YhR-I/AAAAAAAAFx0/PfWEDwQkwZs/s640/bc2.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Mağaracılık deneyimi bu ilk gezide o kadar hoşuma gitti ki, ikincisini duyar duymaz Ed&#8217;le hemen yazıldık. Bu defa iki günlük bir mağara macerasına atılıyorduk ve bu yüzden bir gece kamp yapacaktık. Çantalarla çok mesafe yürümeyeceğimiz için bize istediğimiz her türlü yiyecek vesaireyi getirebileceğimizi söylediler. Biz de kamp yapacağımız akşam için mangalın hayalini kurmaya başladık.</p>
<p>Carnegie Mağarası (Chambersburg, Philedelphia&#8217;da) ilk gittiğimize nazaran oldukça büyük ve çok daha çamurlu. Tamamını gezebilmek için iki gün gerekiyor. İkinci günde tüplü dalışlarda kullanılan &#8220;wet suit&#8221; (balıkadam giysisi) giyeceğiz, o kadar suya batacağız ve su o kadar soğuk olacak yani.</p>
<p>Bu fotoğrafta ilk günkü gezi için hazırlık yapıyoruz, tulumların masmavi olduklarına dikkat! Çamaşır deterjanı reklamlarına yaraşır bir hale geleceğiz az sonra.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh6.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3JNe0jpyI/AAAAAAAAFfw/QEaixGJ5Su0/s640/DSC_0007_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Mağaranın girişine doğru yürümeye başlıyoruz.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh6.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3JXr5K2LI/AAAAAAAAFf8/mLj8JN_aRa4/s640/DSC_0012_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Mağaranın girişi bu evet! Elimdeki sarı şeye &#8220;dry bag&#8221; deniyor, içine su almaması için ağzı güzelcene büzülebilen bir torba. Fotoğraf makinasını bu torbanın içinde taşıdım, torbanın içine yerleştirdiğim balonlu ambalaj sayesinde, çarpmalardan da korumuş oldum. Bu çantayı ve düzeneği test etmek için bundan daha iyi bir etkinlik olamazdı: hem suya batılıyor, hem çamura bulanıyor, hem de sürekli sürünüp, tırmanıp durdukça makinayı sert yüzeylere çarpma riski had safhada. Makina ve objektifler hala sağlam. Memnun kaldık A+++. Tek problem asmak için bir sapının olmamasıydı. Ama o da bir şekilde halloldu.</p>
<p><img class="alignnone" src="https://lh4.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3JjkVcbtI/AAAAAAAAFgI/_G1arijJPy8/s640/DSC_0016_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Yukarıda gördüğünüz tüneli emekleye emekleye geçtikten ve mağaranın dar girişinde biraz ilerledikten sonra &#8220;crossroads&#8221; (kavşak) adı verdikleri bölmeye vardık.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh5.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3JnTW24qI/AAAAAAAAFgU/u3e7MgSHNdE/s640/DSC_0037_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /><!--more--></p>
<p>Mağaracılık sporu, bulduğunuz bütün deliklere bakalım girebilecek miyim, evet girdim, bakalım şimdi çıkabilecek miyim, sorularına cevap aramaktan ibaret. Bana her seferinde büyükler için yapılmış tehlikeli, çamurlu oyun parkı gibi geldiğini farkettim. Zira içeri girer girmez herkes sırayla bu deliklere girip çıkıyor, başka da bir olay yok. Çamur sayesinde kayganlaşmış kayalardan kayıp (doğal kaydırak) çamurun içine cupppa diye düşmeyi seçenleri de var. Ama işte başlı başına bu çok ilginç ve insanın sınırlarını zorlayan bir deneyim. Kuş, böcek, doğa, yeşillik tarzı bir doğa sporu değil. Aşağıda Ed&#8217;i deliklerden birinde görüyorsunuz.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh3.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3J2i_HA_I/AAAAAAAAFg4/rEi2JipcVYo/s640/DSC_0076_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Her yere grup şeklinde gittiğimiz için, yeni bir delik macerasında sıramızı beklerken ağzımızdan dumanlar çıkararak gizemli fotoğraf çalışmalarına imza atıyoruz.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh6.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3J5VeD0GI/AAAAAAAAFhA/0euEw74L_sk/s640/DSC_0084_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Oturup dinlenme fırsatı buluyoruz.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh5.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3J7Qj2zeI/AAAAAAAAFhE/8PMR3a5b0uI/s640/DSC_0087_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Çıktığımızda artık kahverengi ve ÇOK yorgunuz.<br />
<img class="aligncenter" src="https://lh6.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3KF_VBzJI/AAAAAAAAFhY/3UwNV8oX3Tg/s640/DSC_0103_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Bu yorgunluğun üzerine temiz kıyafetler giyip kamp ateşinin çevresine toplaşmak gibisi yok.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh5.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3KLF0rxvI/AAAAAAAAFhg/nRHP952gQVo/s640/DSC_0107_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Ertesi gün, soğuk hava yüzünden kurumasına imkan olmayan tulumları ateşin üzerinde kurutmaya çalışıyoruz, bu esnada tulumlardan biri eriyor malesef. Bana kalırsa gereksiz bir hareketti. Hem uzun sürdü hem de tulumlar tamamen kurumadı. Zaten mağaraya girer girmez de ıslanıp çamur oluyorsunuz. İçimize giydiğimiz &#8221;wet suit&#8221;ler gayet güzel iş görüyor.</p>
<p><img class="aligncenter" src="https://lh6.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3KTY5TgtI/AAAAAAAAFhw/3V_-oBZ_XrI/s640/DSC_0118_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>İkinci gün fotoğraf makinasını yanıma almadım, çünkü ilk gün görece kolay olan kısmı gezdiğimiz halde oldukça yorulup zorlanmıştım. İkinci gün o kadar çok suya batacağımızdan bahsettiler ki, önceki günün de yorgunluğu ile gözüm yemedi. Nitekim, ayaklarımda normal spor ayakkabı olduğundan, bir süre sonra tir tir titremeye başladım. Aslında akıl edebilsem, tüplü dalış için aldığım dalış ayakkabılarını getirirdim ama liderler bir şey söylemediler, bir baktım onlar bu ayakkabılardan giyiyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="https://lh6.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TYz5lxGOAgI/AAAAAAAAFyI/Uue_6bzExvo/s640/wbot.jpg" alt="" width="637" height="640" /></p>
<p>Bu güne dair en harika ve benim sınırlarımı kesinlikle zorlayan deneyim, &#8221;Dicey&#8221; adını verdikleri bölüm idi. Burası genel olarak diz üstüne emekleyerek ilerlediğiniz uzun ve dar bir tünel. Sonuna vardığımızda lider hepimizden lambalarımızı södürmemizi rica etti. Sonra teker teker (önümüzdeki kişinin hedef noktaya varmasını ve &#8221;tamam başla&#8221; komutunu almayı bekleyerek) bu tünelden ışık kullanmadan geri döndük. Bu esnada lider hiç kimsenin konuşmamasını istedi. Çok acayip bir deneyimdi. Zifiri karanlıkta el yordamıyla bir tünelden ilerliyorsunuz. Bir noktaya kadar düz giden tünel, orada bir dönüş yapıyor (gelirken dikkat etmemiştiniz tabi). Bir süre hafif bir panikle aranıyorsunuz elinizi kayalara sürerek. Bu sırada sizi hemen oracıkta bekleyen diğerleri hiç ses yapmıyor. Çıkışı bulduğunuzda lider pat diye ışığını açıp yüzünüze tutuyor. :)</p>
<p>Bu da ikinci günün sonunda. Ekip liderlerinden Lev bana &#8221;Oldun sen yiğit&#8221; işareti çakıyor.<br />
<img class="aligncenter" src="https://lh5.googleusercontent.com/_aROi2wnth1A/TW3KwbXCsjI/AAAAAAAAFio/gT-S42iz5S8/s640/DSC_0178_k.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p>Carnegie Mağarasına yaptığımız gezi bana askerlik eğitimi gibi geldi. İkinci günün sonuna doğru mağarada o kadar üşümüş ve yorulmuştum ki, hiç yapmadığım bir şey yapıp &#8221;artık çıksak ya lider abicim&#8221; diye mızmızlanmaya başladım. Ki beni tanıyanlar bu tip zorlayıcı koşullarda hayatta mızmızlanmayan bir insan olduğumu bilirler. Kendi sınırlarımın farkına varmak açısından nefis bir deneyimdi.</p>
<p>Sonuç olarak, kesinlikle tavsiye ediyorum. Ama anladım ki, insanı böyle rahatlatan filan bir şeyler arıyorsanız bu iş size göre değil. Mesela ben elimde olsa her hafta sonu tüplü dalış yapabilirim. Acayip bir zen, bir hafifleme (suda olduğunuz için bedensel olarak da :), nefis bir doğayla bütünleşme hissi vesaire. Mağara da nefis bir deneyim, ama her hafta sonu yapmayı ancak Gollum&#8217;un bünyesi filan kaldırır tahmin ediyorum. Zira hafiflemiş değil ağırlaşmış döndüm. Fakat işte o da ayrı bir güzeldi. Yılda iki kez mağracılık yazıyorum reçeteye. Dünyalı ve insan olma deneyimini keşif gezilerimiz devam edecek!</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2011%2F03%2Fmutlak-karanlikta-seker-kivilcimlari%2F&amp;linkname=Mutlak%20karanl%C4%B1kta%20%C5%9Feker%20k%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mlar%C4%B1"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2011/03/mutlak-karanlikta-seker-kivilcimlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5210</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karagöl&#8217;e çıkış</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2009/08/karagole-cikis/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2009/08/karagole-cikis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2009 21:50:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa ve Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>
		<category><![CDATA[victory is mine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=796</guid>
		<description><![CDATA[<p>Meren&#8217;le evlendiğimizden beri bana sürekli Barhal&#8217;dan bahsediyor. New Orleans&#8217;ın, aslında genel olarak Louisiana&#8217;nın, doğası Türkiye&#8217;de alışageldiğimiz herhangi bir doğa örtüsünden o kadar farklı, engebesiz, düz ve bataklıklarla dolu ki, insan -bataklıkların tüm kendine has güzelliğine rağmen- &#8220;burada değişik bişey var ama ne?&#8221; diye hissediyor. <a href='http://www.biyolokum.com/2009/08/karagole-cikis/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p>Meren&#8217;le evlendiğimizden beri bana sürekli Barhal&#8217;dan bahsediyor. New Orleans&#8217;ın, aslında genel olarak Louisiana&#8217;nın, doğası Türkiye&#8217;de alışageldiğimiz herhangi bir doğa örtüsünden o kadar farklı, engebesiz, düz ve bataklıklarla dolu ki, insan -bataklıkların tüm kendine has güzelliğine rağmen- &#8220;burada değişik bişey var ama ne?&#8221; diye hissediyor. <a href='http://www.biyolokum.com/2009/08/karagole-cikis/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2009%2F08%2Fkaragole-cikis%2F&amp;linkname=Karag%C3%B6l%26%238217%3Be%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2009/08/karagole-cikis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3837</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kincaid Gölü&#8217;nde kamp ve yürüyüş</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2009/04/abdde-doga-sporu/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2009/04/abdde-doga-sporu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 04:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>B. Duygu Ozpolat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa ve Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/?p=596</guid>
		<description><![CDATA[<p>ABD, doğa sporlarını seven bir insan için tam anlamıyla bir cennet. Üstelik <a href="http://www.biyolokum.com/2008/09/gustav-gunlukleri-3-ve-son-bolum-kaz-golu-ve-sahipsiz-bavullar/" target="_blank">geçmiş deneyimlerimizden</a> biliyoruz ki, Avrupa&#8217;dan çok çok ucuz. Kamp yapmayı eskiden beri çok seven bir biyolokum kişisiyim. Küçükken ailecek çadır kampına giderdik. Hatta rahmetli Salih Dayımın horlamasını &#8220;ayı&#8221; olarak algılayıp korkudan ağlayarak annemle babamı uyandırdığım kampı hala hatırlar güleriz. <a href='http://www.biyolokum.com/2009/04/abdde-doga-sporu/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p>ABD, doğa sporlarını seven bir insan için tam anlamıyla bir cennet. Üstelik <a href="http://www.biyolokum.com/2008/09/gustav-gunlukleri-3-ve-son-bolum-kaz-golu-ve-sahipsiz-bavullar/" target="_blank">geçmiş deneyimlerimizden</a> biliyoruz ki, Avrupa&#8217;dan çok çok ucuz. Kamp yapmayı eskiden beri çok seven bir biyolokum kişisiyim. Küçükken ailecek çadır kampına giderdik. Hatta rahmetli Salih Dayımın horlamasını &#8220;ayı&#8221; olarak algılayıp korkudan ağlayarak annemle babamı uyandırdığım kampı hala hatırlar güleriz. <a href='http://www.biyolokum.com/2009/04/abdde-doga-sporu/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2009%2F04%2Fabdde-doga-sporu%2F&amp;linkname=Kincaid%20G%C3%B6l%C3%BC%26%238217%3Bnde%20kamp%20ve%20y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2009/04/abdde-doga-sporu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12267</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sipor ve mizük</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2007/05/sipor-ve-mizuk/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2007/05/sipor-ve-mizuk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 05:03:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>duygu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Düygü Hanım nasılım]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[New Orleans]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2007/05/07/sipor-ve-mizuk/</guid>
		<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0in">
<p style="margin-bottom: 0in">Meren&#8217;in yokluğunda kendimi yüzonaltıbin etkinliğe vermiş bir insan olarak, bugün burada sizler ile bunların bir kısmını paylaşmak için toplanmış bulunuyorum. (“Toplandım” çünkü bir süredir o etkinlikler arasında hocama, bilim dünyasına ve kendime kafayı takmış yine bunalımsal hisler içine girmiştim, top(ar)landım – sayılır. :) <a href='http://www.biyolokum.com/2007/05/sipor-ve-mizuk/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p style="margin-bottom: 0in">
<p style="margin-bottom: 0in">Meren&#8217;in yokluğunda kendimi yüzonaltıbin etkinliğe vermiş bir insan olarak, bugün burada sizler ile bunların bir kısmını paylaşmak için toplanmış bulunuyorum. (“Toplandım” çünkü bir süredir o etkinlikler arasında hocama, bilim dünyasına ve kendime kafayı takmış yine bunalımsal hisler içine girmiştim, top(ar)landım – sayılır. :) <a href='http://www.biyolokum.com/2007/05/sipor-ve-mizuk/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2007%2F05%2Fsipor-ve-mizuk%2F&amp;linkname=Sipor%20ve%20miz%C3%BCk"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2007/05/sipor-ve-mizuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9665</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı yaşam ve yeni ev arkadaşları</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2007/04/saglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2007/04/saglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2007 07:06:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>duygu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa ve Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[New Orleans]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2007/04/02/saglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari/</guid>
		<description><![CDATA[<p align="right"><em>Ben giderim adım kalır</em> <a href='http://www.biyolokum.com/2007/04/saglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<p align="right"><em>Ben giderim adım kalır</em> <a href='http://www.biyolokum.com/2007/04/saglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2007%2F04%2Fsaglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari%2F&amp;linkname=Sa%C4%9Fl%C4%B1kl%C4%B1%20ya%C5%9Fam%20ve%20yeni%20ev%20arkada%C5%9Flar%C4%B1"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2007/04/saglikli-yasam-ve-yeni-ev-arkadaslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5739</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Velospit* ile şer-bet çağrışımlar</title>
		<link>http://www.biyolokum.com/2007/03/velospit-ile-ser-bet-cagrisimlar/</link>
		<comments>http://www.biyolokum.com/2007/03/velospit-ile-ser-bet-cagrisimlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 06:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>duygu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben Düygü Hanım nasılım]]></category>
		<category><![CDATA[Siportif genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biyolokum.com/2007/03/24/velospit-ile-ser-bet-cagrisimlar/</guid>
		<description><![CDATA[<div align="right"><em>saldırgan sera örgütle,kepaze döşsel ürüyekalır<br />
çabuk pastörizasyoncağızsa mahvediveresice.** </em></div>
<div style="text-align: center"><img alt="bikes.jpg" id="image124" title="bikes.jpg" src="http://www.biyolokum.com/wp-content/uploads/2007/03/bikes.jpg" /></div>
<p>Bisikletimi sürerken bir yandan dışımdan eski bir Bulutsuzluk Özlemi parçası söylüyordum&#8230; &#8220;Karanlık soğuk, alabildiğine geniş, ama şimdi ıssız&#8230;&#8221; Uzun zamandır dinlememiştim, en sevdiğim parçalarından biriydi. Sesli şarkı söylemek huyum yoktur normalde &#8211; korkunç sesimle insanları üzmek istemem. Bugünü özel yapan bir şey de yoktu. Sadece içimden gelmişti sanırım. Çevredeki büyük ve parlak iş merkezlerininin birinden az önce çıkmış olduğunu tahmin ettiğim elinde evrak çantası, bakımlı zenci bir kadının yanından öyle şarkı söyleyerek geçerken düşündüm &#8220;<strong>gören de beni mutlu ve sakin bir insan sanacak</strong>&#8220;. Bu ironi beni güldürdü. Bir an için kendimi öyle tasasız bir insanmışım gibi hissettim. Hemen geçti. Bisikletle eve dönüyordum, hava çok güzeldi, henüz kararmamıştı. Yollar da, vakit iş çıkışını biraz geçtiği için o kadar kalabalık değildi. Keyifliydi aslında. Ama malesef tasasız filan değildim. <a href='http://www.biyolokum.com/2007/03/velospit-ile-ser-bet-cagrisimlar/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>]]></description>
	<div align="right"><em>saldırgan sera örgütle,kepaze döşsel ürüyekalır<br />
çabuk pastörizasyoncağızsa mahvediveresice.** </em></div>
<div style="text-align: center"><img alt="bikes.jpg" id="image124" title="bikes.jpg" src="http://www.biyolokum.com/wp-content/uploads/2007/03/bikes.jpg" /></div>
<p>Bisikletimi sürerken bir yandan dışımdan eski bir Bulutsuzluk Özlemi parçası söylüyordum&#8230; &#8220;Karanlık soğuk, alabildiğine geniş, ama şimdi ıssız&#8230;&#8221; Uzun zamandır dinlememiştim, en sevdiğim parçalarından biriydi. Sesli şarkı söylemek huyum yoktur normalde &#8211; korkunç sesimle insanları üzmek istemem. Bugünü özel yapan bir şey de yoktu. Sadece içimden gelmişti sanırım. Çevredeki büyük ve parlak iş merkezlerininin birinden az önce çıkmış olduğunu tahmin ettiğim elinde evrak çantası, bakımlı zenci bir kadının yanından öyle şarkı söyleyerek geçerken düşündüm &#8220;<strong>gören de beni mutlu ve sakin bir insan sanacak</strong>&#8220;. Bu ironi beni güldürdü. Bir an için kendimi öyle tasasız bir insanmışım gibi hissettim. Hemen geçti. Bisikletle eve dönüyordum, hava çok güzeldi, henüz kararmamıştı. Yollar da, vakit iş çıkışını biraz geçtiği için o kadar kalabalık değildi. Keyifliydi aslında. Ama malesef tasasız filan değildim. <a href='http://www.biyolokum.com/2007/03/velospit-ile-ser-bet-cagrisimlar/' rel="nofollow">  Devam...</a></p>			<content:encoded><![CDATA[<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.biyolokum.com%2F2007%2F03%2Fvelospit-ile-ser-bet-cagrisimlar%2F&amp;linkname=Velospit%2A%20ile%20%C5%9Fer-bet%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%C5%9F%C4%B1mlar"><img src="http://www.biyolokum.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biyolokum.com/2007/03/velospit-ile-ser-bet-cagrisimlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5493</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
