Archive for Mart, 2010

Wherever you go there you are

Küçük bi not düşüyorum bugün: Wherever you go there you are. Göze ne kadar da basit görünen bir cümle değil mi? Hiç öyle göründüğü kadar basit değil aslında. Hayatın kocaman sırlarının şöyle üç-beş kelimeye sığmasına bayılıyorum. Tek problem, böyle sözleri anlamaya ihtiyacınız olduğu anda anlamıyorsunuz. Ne zaman ki deneyimler sizi pişiriyor, ne zaman ki bilgiye erdeme vakıf oluyorsunuz, o üç-beş kelimenin derinlerde yatan esas anlamı size görünür oluyor. O zaman da işinize yaramıyor sanki, çünkü zaten öğrendiniz bu cümlenin ne demek olduğunu, deneyimlediniz. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (17)

Kaynamış Kerevitteki Romantizm

Bu New Orleans’ta en çok ama en çok sevdiğim şey nedir biliyor musun sevgili okur? En çok ama en çok sevdiğim şey New Orleans’ın aylar süren baharıdır. Dur korkma, romantikleşip öten kuşları filan anlatmayacağım (tamam anlatacağım biraz ama söz bu yazıda bol bol barbarlık, entrika, kin filan da var). Sulak memleketin her yerinden fışkırmış yeşilliklerin ve koca gövdeli kıvır kıvır dallı ağaçların coştuğu, japon manolyalarının çiçek açıp yollarınıza gül döktüğü, sizin de sabah okula-işe o çiçeklerin döküldüğü kaldırımlardan saçınızı attırarak yürürken “ahaytt benim için, ne gereği vardı, hayranlarım, sizlerle varım” filan diye kendinizi kırmızı halı artisi sandığınız bir mevsimdir. İnsan denilen varlığın vücudunun kendini en mutlu hissettiği nem ve sıcaklılar, şu hani Ankara’da üç gün süren o nefis bahar havalarından bahsediyorum, New Orleans’ta aylarca sürer. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (31)

Yeryüzündeki En Büyük Gösteri

Pek gururlu ve mutluyum! Ufak bir ekip olarak çevirdiğimiz, Richard Dawkins’in son (ve şahane) kitabı “Yeryüzündeki En Büyük Gösteri” geçtiğimiz haftalarda baskıya girdi ve fırından taze taze çıktı, simit gibi leziz, biz çevirdik diye demiyorum. Dawkins çok ama çok güzel yazmış diye diyorum. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (40)

Röportajlar

Geçtiğimiz haftalarda Turkish Journal isimli bir internet gazetesinin muhabirlerinden Işıl Öz benimle doktora çalışmalarım ve Evrim Çalışkanları konusunda bir röportaj yaptı. (Öhöm!) Ne zamandır buralardan yazmak isteyip üşendiğim her şeyi Işıl sayesinde yazmış oldum. Pek güzel de sorular sordu sağolsun. Sizlerin de ilginizi çekebilir düşüncesi ile paylaşmak istedim. (Yoksa “bakın benle löportaj yapıyolllaaa!” demek için değil, hı hı evet). İşte burada: Eklemleri nasıl rejenere ederiz? Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (4)