Archive for Uncategorized

Bi heta olmuş

Yahu nedense benim aklımda incecik sesiyle “hepimiğğğz kardeğğşiz” diye şarkı söyleyen küçük bir Emrah kalmış. Dejeneratör’deki o “yapıştırmayı” da görünce Hepimiz Kardeşiz parçasını küçük Emrah söylüyormuş bilgisini doğrulama yoluna giden beyin organım yüzünden sizlere farkında olmadan yalan söylemişim. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (2)

Camellia Grill

New Orleans’ta kasırgadan sonra pek çok “dükkan” kapanmıştı. Bunların kimisi uzun zaman (ya da hiç) açılmadılar. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (7)

O Geldi! :))


İşte sonunda burada! :))) Benim de ağzım kulaklarımda. Sokaklar, cockroach abiler, evler, insanlar, her şeyler şekil değiştirdi gözümde, her şey daha bir güzel. Evet tam sevgi kelebekleri olduk. Yaşasın! Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (16)

Matoz’la Miyoz*

Ya biz bu kızı oralara gönderdik, üstüne kasırga geliyor, kocası vize alamıyor, bu yine de gidicem, illa ki doktora diyor, manyak mıdır, derdi nedir, ayrıca ne yapar bu kız oralarda, hani yaptığı somut bir işi gördük mü, anca sunum yapsın, ona da geç kalsın, şikayet etsin, başımıza ırkçı sosyolog kesildi zaten… gibi hisler içinde kıvranıyor idiyseniz, bugün artık o hislerden kurtuluyorsunuz. (Oha, amma abarttım). Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (14)

Bad Car-ma

Estudiante de biologia – delirmiş


Benim hücre biyolojisi çalışmam lazım. Oturup o güzel kalın kitabı efendi gibi okumam, orada yazanlardan başka birşey düşünmemem ve bu lanet bilgisayarın klavyesiyle herhangi bir temasta bulunmamam lazım. Zira pek yakında sınavım var. Öğrenmem gereken çok şey var, ve böyle leyla olmaya devam edersem Pompei’nin son günlerine benzeyecek hayatım. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (43)

Ben gidiyorum

Yorumlar (5)

evlendim ben :)

Sakiniz

Aaaa!! New Orleans’taymışız biiizz!!!

Cumartesi akşamı bir grup Arjantinli, bir Bangladeşli, bir Filipino, bir Mısırlı, bir Hintli ve elbette bir miktar Türk tarafından ayartılıp, son derece eğlenceli olan Biyokimya dersine çalışmak yerine dışarı çıktım. (Bah yaaa) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (3)

Biochemistry is fun!

İçindeki çorba gibi bir yazı :)

Pazartesi günü Barış’la Canal’da bağımsız filmler, Avrupa filmleri, ve gay temalı filmler gösteren favori sinemamda bir film izlemeye gittik. Filmin 2005 yapımı olmasından ve Holivud filmi olmamasından yola çıkarak Türkiye’de henüz gösterime girmediğini sanıyorum. Bağımsız
Amerikan sinemasının güzide bir yönetmeni olan Don Roos’a ait. İsmi de: Happy Endings yani Mutlu Sonlar. Fırsatınız olduğunda mutlaka izlemelisiniz. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

Gözlerim çekik ve de sağlıklı besleniyorum

Geçtiğimiz cumartesi Uyen (yuğen diye okuyoruz) bizi Çin/Vietnam süpermarketine götürdü. Daha önce bahsetmiş miydim bilmiyorum ama burada bizim gibi arabası olmayan fukara insanları arabası olan normal insanların götürmesi gerekiyor süpermarketlere. Çünkü bir insan evladının yürüyerek ulaşabileceği ve sebze, meyve alabileceği süpermarket yok etrafta. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (8)

Tubing

Geçtiğimiz hafta sonu pazar günü tubing (ya da toobing) denilen bir aktivite yaptik.
Tubing dediğimiz şey aslında biraz Antalya Köprülü Kanyon’da yapılan raftingi andırıyor. Yine yavaş akan bir nehir (ama çamur renginde) söz konusu. Şamrellere oturuyor herkes tek tek, mayolarla tabi. Şamrellerden birine de buz kutusu oturtuluyor. İçine önceden çeşitli yiyecek içecek dolduruluyor. Buz kutulu şamrel bir kişinin şamreline bağlanıyor ve herkes kendini nehrin akıntısına bırakıyor. Yaklaşık 4-5 saat böyle nehir üzerinde, buz kutusundan yenilip içilip lay lay lom olunuyor. Internet’ten şöyle bir resim buldum sizler için: Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (4)

Ego ve İd….

Şimdi aklınızda canlandırın. Çalar saatin sesiyle uyanıyorsunuz sabah. Banyoya doğru uykulu uykulu yürüyorsunuz. Uykulu dahi olsanız banyoda biri var mı diye kapıyı çalıyorsunuz. Bir ses gelmiyor. İçeri giriyorsunuz. Tuvalete oturup hızlı hızlı çişinizi yapmaya çalışıyosunuz. Ve beklediğiniz oluyor. Oda arkadaşınız kapıya tıklamadan baaammm diye içeri dalıyor. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (5)

Çünkü o bir makine, yani tabiatın esir edilmiş bir parçasıydı…

Türkiye’den buraya gelirken yanımda pek fazla kitap getiremedim. Buna rağmen getirdiklerimden üç tanesi daha önce okuduğum kitaplardı. Bu üç kitabın yazarları da benim en sevdiğim yazarlar arasında. Kitapları arada bir elime alıp tekrar tekrar okuyorum. Ki onlar şu kitaplar: Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

toshibaaaaaa

Ben artık sizlere şu aşağıdaki sevimli aletten sesleniyorum :)
Lynn adındaki melek şahsiyetin bana zorla borç para vermesi sonucu ruh sağlığımı bu toşibacıkla koruyabilicem. Kendisi bundan böyle bana müzik çalmak, southpark izletmek, daha sık blog yazıp içimi dökebilmek, sevdicekimle ve ailemle konuşmak, okuduğum bir makalede geçen bilinmeyen kavramları anında araştırıp bulabilmek, böylce makaleleri daha iyi anlayıp hocaya artis sorular sorabilmek, fotoğraflara bakıp mutlu olmak ve daha nice benzeri konuda hizmet verecek. Ben de bugün sayın sevdicek A. Murat Eren’den aldığım direktifler doğrultusunda, ona iyi bakacağım, pili bitmeden fişe takmayacağım, virüslerini falan tarayacağım :) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

benim de diyeceklerim var!

Böyle ben bıdı bıdı konuştukça “Ah bir yorum yapabileydim ben bu kızın söylediklerine” diyorsanız, artık yapabilirsiniz. Yorum aparatı yerli yabancı herkesin kullanımına açılmıştır. Aslında emin değildim başta “yorum”lara açık olsun mu olmasın mı burası diye, ne de olsa bi günlük sayıyoruz ya bunu. Hani sanki ben yazıyorum, ama kimse okumuyomuş gibi, hani aslında biliyorum okuduğunuzu da bilmiyomuş gibi davranıyorum, gibi… :) Bana başta öyle geldi ki, eğer okuyanlar yorum yazabilirlerse, sanki gizli gizli okudukları bi günlüğün sayfalarına dayanamayıp yorum yazmış gibi olacaklar :) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

Şizofren Şehir

Geçen gün New Orleans’a Tropical Storm Cindy geldi… Şehrin başka tarafını sular seller götürmüş ama bizim ruhumuz duymadı. Bu “tropical storm” hadisesinin ertesi günü hava o kadar güzeldi ki, bir önceki gün yukarıdan birinin kovayla su döktüğünü zannetmenize sebep olan o yağmurun gerçek olduğuna kendimi inandırmam zor oldu… Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

Hable Con Ella

Almodovar’ın Hable Con Ella (Konuş Onunla) filmini ikinci kez izledim. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (1)

Sonraki Sayfa » Sonrakiler »