Archive for Uncategorized
Şubat 21, 2009 at 00:34
· Filed under Uncategorized
Yahu nedense benim aklımda incecik sesiyle “hepimiğğğz kardeğğşiz” diye şarkı söyleyen küçük bir Emrah kalmış. Dejeneratör’deki o “yapıştırmayı” da görünce Hepimiz Kardeşiz parçasını küçük Emrah söylüyormuş bilgisini doğrulama yoluna giden beyin organım yüzünden sizlere farkında olmadan yalan söylemişim. Devam...
Permalink
Aralık 12, 2007 at 07:35
· Filed under Gülümseten işler, New Orleans, Uncategorized
New Orleans’ta kasırgadan sonra pek çok “dükkan” kapanmıştı. Bunların kimisi uzun zaman (ya da hiç) açılmadılar. Devam...
Permalink
Nisan 24, 2006 at 00:06
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Gülümseten işler, Müzik, Uncategorized

İşte sonunda burada! :))) Benim de ağzım kulaklarımda. Sokaklar, cockroach abiler, evler, insanlar, her şeyler şekil değiştirdi gözümde, her şey daha bir güzel. Evet tam sevgi kelebekleri olduk. Yaşasın! Devam...
Permalink
Nisan 13, 2006 at 22:46
· Filed under Bilim, Doktora, Uncategorized
Ya biz bu kızı oralara gönderdik, üstüne kasırga geliyor, kocası vize alamıyor, bu yine de gidicem, illa ki doktora diyor, manyak mıdır, derdi nedir, ayrıca ne yapar bu kız oralarda, hani yaptığı somut bir işi gördük mü, anca sunum yapsın, ona da geç kalsın, şikayet etsin, başımıza ırkçı sosyolog kesildi zaten… gibi hisler içinde kıvranıyor idiyseniz, bugün artık o hislerden kurtuluyorsunuz. (Oha, amma abarttım). Devam...
Permalink
Kasım 5, 2005 at 23:56
· Filed under Anılar 9, Uncategorized

Benim hücre biyolojisi çalışmam lazım. Oturup o güzel kalın kitabı efendi gibi okumam, orada yazanlardan başka birşey düşünmemem ve bu lanet bilgisayarın klavyesiyle herhangi bir temasta bulunmamam lazım. Zira pek yakında sınavım var. Öğrenmem gereken çok şey var, ve böyle leyla olmaya devam edersem Pompei’nin son günlerine benzeyecek hayatım. Devam...
Permalink
Eylül 27, 2005 at 12:39
· Filed under Uncategorized
Permalink
Eylül 17, 2005 at 07:44
· Filed under Uncategorized
Ağustos 29, 2005 at 11:03
· Filed under Uncategorized
Ağustos 24, 2005 at 01:01
· Filed under Uncategorized
Cumartesi akşamı bir grup Arjantinli, bir Bangladeşli, bir Filipino, bir Mısırlı, bir Hintli ve elbette bir miktar Türk tarafından ayartılıp, son derece eğlenceli olan Biyokimya dersine çalışmak yerine dışarı çıktım. (Bah yaaa) Devam...
Permalink
Ağustos 20, 2005 at 17:08
· Filed under Doktora, Uncategorized
Ağustos 17, 2005 at 11:32
· Filed under Uncategorized
Pazartesi günü Barış’la Canal’da bağımsız filmler, Avrupa filmleri, ve gay temalı filmler gösteren favori sinemamda bir film izlemeye gittik. Filmin 2005 yapımı olmasından ve Holivud filmi olmamasından yola çıkarak Türkiye’de henüz gösterime girmediğini sanıyorum. Bağımsız
Amerikan sinemasının güzide bir yönetmeni olan Don Roos’a ait. İsmi de: Happy Endings yani Mutlu Sonlar. Fırsatınız olduğunda mutlaka izlemelisiniz. Devam...
Permalink
Ağustos 8, 2005 at 14:35
· Filed under Uncategorized
Geçtiğimiz cumartesi Uyen (yuğen diye okuyoruz) bizi Çin/Vietnam süpermarketine götürdü. Daha önce bahsetmiş miydim bilmiyorum ama burada bizim gibi arabası olmayan fukara insanları arabası olan normal insanların götürmesi gerekiyor süpermarketlere. Çünkü bir insan evladının yürüyerek ulaşabileceği ve sebze, meyve alabileceği süpermarket yok etrafta. Devam...
Permalink
Temmuz 27, 2005 at 20:00
· Filed under Uncategorized
Geçtiğimiz hafta sonu pazar günü tubing (ya da toobing) denilen bir aktivite yaptik.
Tubing dediğimiz şey aslında biraz Antalya Köprülü Kanyon’da yapılan raftingi andırıyor. Yine yavaş akan bir nehir (ama çamur renginde) söz konusu. Şamrellere oturuyor herkes tek tek, mayolarla tabi. Şamrellerden birine de buz kutusu oturtuluyor. İçine önceden çeşitli yiyecek içecek dolduruluyor. Buz kutulu şamrel bir kişinin şamreline bağlanıyor ve herkes kendini nehrin akıntısına bırakıyor. Yaklaşık 4-5 saat böyle nehir üzerinde, buz kutusundan yenilip içilip lay lay lom olunuyor. Internet’ten şöyle bir resim buldum sizler için: Devam...
Permalink
Temmuz 21, 2005 at 08:48
· Filed under Uncategorized
Şimdi aklınızda canlandırın. Çalar saatin sesiyle uyanıyorsunuz sabah. Banyoya doğru uykulu uykulu yürüyorsunuz. Uykulu dahi olsanız banyoda biri var mı diye kapıyı çalıyorsunuz. Bir ses gelmiyor. İçeri giriyorsunuz. Tuvalete oturup hızlı hızlı çişinizi yapmaya çalışıyosunuz. Ve beklediğiniz oluyor. Oda arkadaşınız kapıya tıklamadan baaammm diye içeri dalıyor. Devam...
Permalink
Temmuz 17, 2005 at 22:56
· Filed under Uncategorized
Türkiye’den buraya gelirken yanımda pek fazla kitap getiremedim. Buna rağmen getirdiklerimden üç tanesi daha önce okuduğum kitaplardı. Bu üç kitabın yazarları da benim en sevdiğim yazarlar arasında. Kitapları arada bir elime alıp tekrar tekrar okuyorum. Ki onlar şu kitaplar: Devam...
Permalink
Temmuz 15, 2005 at 19:33
· Filed under Uncategorized
Ben artık sizlere şu aşağıdaki sevimli aletten sesleniyorum :)
Lynn adındaki melek şahsiyetin bana zorla borç para vermesi sonucu ruh sağlığımı bu toşibacıkla koruyabilicem. Kendisi bundan böyle bana müzik çalmak, southpark izletmek, daha sık blog yazıp içimi dökebilmek, sevdicekimle ve ailemle konuşmak, okuduğum bir makalede geçen bilinmeyen kavramları anında araştırıp bulabilmek, böylce makaleleri daha iyi anlayıp hocaya artis sorular sorabilmek, fotoğraflara bakıp mutlu olmak ve daha nice benzeri konuda hizmet verecek. Ben de bugün sayın sevdicek A. Murat Eren’den aldığım direktifler doğrultusunda, ona iyi bakacağım, pili bitmeden fişe takmayacağım, virüslerini falan tarayacağım :) Devam...
Permalink
Temmuz 12, 2005 at 21:00
· Filed under Uncategorized
Böyle ben bıdı bıdı konuştukça “Ah bir yorum yapabileydim ben bu kızın söylediklerine” diyorsanız, artık yapabilirsiniz. Yorum aparatı yerli yabancı herkesin kullanımına açılmıştır. Aslında emin değildim başta “yorum”lara açık olsun mu olmasın mı burası diye, ne de olsa bi günlük sayıyoruz ya bunu. Hani sanki ben yazıyorum, ama kimse okumuyomuş gibi, hani aslında biliyorum okuduğunuzu da bilmiyomuş gibi davranıyorum, gibi… :) Bana başta öyle geldi ki, eğer okuyanlar yorum yazabilirlerse, sanki gizli gizli okudukları bi günlüğün sayfalarına dayanamayıp yorum yazmış gibi olacaklar :) Devam...
Permalink
Temmuz 7, 2005 at 23:43
· Filed under Uncategorized
Geçen gün New Orleans’a Tropical Storm Cindy geldi… Şehrin başka tarafını sular seller götürmüş ama bizim ruhumuz duymadı. Bu “tropical storm” hadisesinin ertesi günü hava o kadar güzeldi ki, bir önceki gün yukarıdan birinin kovayla su döktüğünü zannetmenize sebep olan o yağmurun gerçek olduğuna kendimi inandırmam zor oldu… Devam...
Permalink
Temmuz 2, 2005 at 00:06
· Filed under Uncategorized
Almodovar’ın Hable Con Ella (Konuş Onunla) filmini ikinci kez izledim. Devam...
Permalink
Sonraki Sayfa »
Sonrakiler »