Archive for Öyle oldu böyle oldu

Biyolokum radyolarınızda Bilim Kazanı’nı karıştırıyor

“Artık kendi makalelerimi yayınlamaya odaklansam iyi olacak” kararını verdiğimden beri, blogu çok ihmal ettiğimin, bu durumunun da blogun sadık okurlarının gücüne gittiğinin farkındayım. Bu “ihmal edilmiş bloglara geri dönüşün en bilindik cümleleri” girişinden ve kocaman bir özürden sonra, en azından bilim sevgisini yaymak adına geçtiğimiz günlerde ufak da olsa bir şeyler yaptığımın haberini buradan paylaşmak istedim. Bir de, en azından blogu ihmal ettiğime değdi. Yeni çıkan makale haberleri ile de çok yakında karşınızda olacağım (diye umuyorum, yoksa şüphen mi var?). Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (13)

Yazı geliyor söz

Türkiye…

Bu, insan sağlığına zararlı derecede uzun bir “Sevgili günnük” yazısıdır. “Şunu yaptım bunu ettim” formatına sahiptir. Bir sürü kişisel ayrıntı içermektedir, tarihe not düşülsün, kayıtlara geçilsin, “yaz kızım” ki yıllar sonra bakılıp “ayyyy ne güselmiiişş” denilsin amacıyla yazılmıştır. Bu yazıda ayrıca okuyucuya “bunu da sonra uzunca yazıcam” tarzında tutulmama olasılığı yüksek sözler verilmektedir. Okurun maruz kalacağı duygusal travmalardan yazar sorumlu tutulamaz. Onu baştan diyim. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (18)

İçimdeki (kırılgan) metal hayvanı

“Metal müzik rooaoahaha, yeahhhhh!” diyerek başlamak istiyorum bu yazıma izin verirseniz. Sizleri içimde yaşayan ve zaman zaman uyanan heavy metal müzik heyvanı ile tanıştırmama izin verin. Merhaba, ben Duygu, 27 yaşımdayım, doktora yapıyor, blogumda din ve evrim kuramını barıştırmanın yollarını arayan yazıların arasına metal müzik sıkıştırıyor, sabah erken kalkıp poğaça hamuru yoğururken Dream Theater dinliyorum. Evliyim, 3 çocuğum yok. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (2)

Kahrolsun Tombala ve Sigortasız Sürücüler

Yorumlar (18)

Kaale alınmama üzerine ruhani bir yolculuk

Bööööööö

Bir mübarek Cadılar Bayramı’nı daha geride bıraktık. Dün hep birlikte French Quarter – Bourbon Street’e gittik ve pek eğlendik. Diyecek fazla bir şey yok. Her ne kadar bir başka “haydi insanlar para harcasın” etkinliği de olsa, Cadılar Bayramı gönlümün bir numarası olan bayram. Minik kuzen Ece’nin bile ilk söylediği kelime ve cümleler arasına “Jack”* ve “dis iz Halovin”* sokabilmişsek, bugün Amerikan emperyalizmini damarlarımızda akan bir kan olarak…. Her neyse, lafı uzatmama sözümü tutuyorum :) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (23)

“Ben televizyon izlemiyorum, dattebayo!”

Şikayet eden bir insanım

Hemen konuya giriyorum: Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (14)

Çok yoğun bi kişiyim

Böbrek, araba, şiir

Son günlerde yine kan kaybediyor gibi hissettiğim bir Türkçem mevcut. (Ha ha, evet belli.) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (42)

Dünya’nın öteki ucundan serbest çağrışımlar


Turkish couple under oriental disguise tries to fool local security forces on Jazz Fest’s closing day… Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (12)

O Da Geldiiii!!! :)

Amerika’ya değil, ama “Dünya”ya geldi: İşte Kaan. Teyzem’le Boğaç Abi’min ikinci (ve sanırım son) şaheserleri: Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (11)