Nisan 13, 2010 at 16:43
· Filed under Kültür Şoku, victory is mine
2010′un sonuna doğru mezun olacağım bir aksilik olmazsa. Bu yüzden bu aralar sürekli, daha önce yüz yüze tanışmadığım insanlarla bir takım yazışmalar yapıyorum. Çoğunlukla “Amca sizin lab çok güzel görünüyo, beni de alsanıza, ben de oynarım ki ordaki oyuncaklarlan” içerikli bu yazışmalarda muhatabım olan kişiler, dizi dizi makaleler yazmış akıllı bilim insanları oluyor. Devam...
Permalink
Mart 17, 2010 at 13:59
· Filed under victory is mine
Pek gururlu ve mutluyum! Ufak bir ekip olarak çevirdiğimiz, Richard Dawkins’in son (ve şahane) kitabı “Yeryüzündeki En Büyük Gösteri” geçtiğimiz haftalarda baskıya girdi ve fırından taze taze çıktı, simit gibi leziz, biz çevirdik diye demiyorum. Dawkins çok ama çok güzel yazmış diye diyorum. Devam...
Permalink
Şubat 22, 2010 at 13:56
· Filed under Doğa ve Hayvanlar, victory is mine
Aralık 24, 2009 at 02:34
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Hobi, victory is mine
Teyzem Feriş Fontilifiş, 4 kardeşin açık ara ile en küçüğü, üniversiteyi Ankara’da bizim yanımızda okudu. Rivayete göre, annemin “üniversite yılları en güzel yıllardır, kendini öyle derslere çok verip boşa harcama bu yılları” öğüdünü gereğinden fazla ciddiye alıp ilk sene bütünlemelere kalmıştı. Sınavlara çalışmak için Burdur’da kendini kapadığı göl evinden bize yazdığı efsanevi “Plajın tadı kalmadı” başlıklı mektubu (zaman zaman çıkarır gözlerimizden yaşlar gelerek gülmekten çatlayarak hala okuruz) “Şu anda, ders çalışmamak için dedemin ninesine bile mektup yazabilirim” cümlesi ile başlıyordu. Devam...
Permalink
Aralık 23, 2009 at 02:23
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Gülümseten işler, victory is mine
Caaaanım okurlar… Biliyorum son zamanlarda doktora başvurusu, akademik hayata atılma derdi ile aklını bozmuşlara öğütler filan derken bu konularla hiç ilgilenmeyen bir kısmınız “eee bu Biyolokum da çok oldu ama” diyerek beni kalbinizden silmek üzereydiniz. Ama durun. Beni sevmekte ne kadar haklı olduğunuzu hatırlatmak için size simit yaptım! Devam...
Permalink
Ekim 18, 2009 at 14:32
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim ve felsefe, victory is mine
Bizim bölümde başka bir laboratuarda doktora yapan arkadaşım Tümay’la öğlen yemeklerimizden birinde Tümay, geçen gün bizim Laura (hocası) dövme yaptırmış!, dedi. Ben senelerdir dövme yaptırmak istiyordum, ama ömür boyu vücudumun bir parçası haline gelecek dövmenin gerçekten çok seveceğim, çok orjinal ve estetik bir şey olmasını istediğimden, bir türlü karar veremiyor, cesaret edemiyordum. Tümay’ın benim üzerimde (hiç şikayetçi olmadığım, bilakis minnet duyduğum) aramızda sürekli esprisini yaptığımız bir “kötü arkadaş etkisi” var. Laboratuardan gün ortasında çıkıp alışverişe gittiğim, kahve aralarını 2 saate çıkardığım (çok nadiren!), hiç giymeyeceğim ama bana çok yakışan bir gece elbisesini almaya ciddi şekilde yaklaştığım, dev gibi bir çikolata volkanı pastası ısmarladığım anlarda “nedense” Tümay da sahnededir ve omzuma konmuş hınzır ve sevimli bir şeytancık gibi gülümsemektedir. Devam...
Permalink
Ağustos 8, 2009 at 16:50
· Filed under Doğa ve Hayvanlar, Siportif genç, victory is mine
Meren’le evlendiğimizden beri bana sürekli Barhal’dan bahsediyor. New Orleans’ın, aslında genel olarak Louisiana’nın, doğası Türkiye’de alışageldiğimiz herhangi bir doğa örtüsünden o kadar farklı, engebesiz, düz ve bataklıklarla dolu ki, insan -bataklıkların tüm kendine has güzelliğine rağmen- “burada değişik bişey var ama ne?” diye hissediyor. Devam...
Permalink
Haziran 5, 2009 at 23:16
· Filed under Oha, victory is mine
Pek sevgili okurlar…. Çok önemli bir sınavımın yaklaştığı fakat benim ona çalışmamak için kendime her türlü bahaneyi yaratarak bilim kariyemiri sabote ettiğim şu günlerde, İnternet keyfinizi bir takım şeyler yerken çekilmiş fotoğraflarımı sizlerle paylaşarak şenlendirmeye karar verdim. Devam...
Permalink
Nisan 2, 2009 at 15:31
· Filed under Anılar 9, Bilim ve felsefe, victory is mine
Darwin sansürü ile kıpır kıpır olan medya, her gün yeni bir haber, günceme baskına gelen öfkeli evrim karşıtları derken, hayatımda neler olup bitiyor paylaşmaya pek vakit kalmadı. Devam...
Permalink
Temmuz 18, 2008 at 23:16
· Filed under Evliya Çelebi, victory is mine
Üniversite yıllarında hep çantamı sırtlanıp İnterrail ile Avrupa’yı gezmeyi hayal etmiştim, fakat hem memur çocuğu hem de endişeli olan bütçem/bünyem bu işe el vermemişti. O yılları, mezuniyet sonrası hayatın bütün hayallerimi gerçekleştirebileceğim bir özgürlükler mecrası olacağına inanarak, ama yine de çevremdeki insanların İnterrail anılarını kıskanarak dinlemekle geçirdim. Geliniz görünüz ki, özgürlükler ülkesi Amarigha’ya açtığım yelkenli, Amarigha içinde özerk bir bölge olan Zoliberya Diktatörlüğü’nün kıyılarına çıkmasın mı? Bu diktatörlüğün başındaki adam, Türkiye’ye ailemi görmeye gitmek gibi en temel ihtiyaçlarımı bile yüzünde limon ekşisi bir ifade ile karşılamasın mı? Mezuniyet sonrası için hayalini kurduğum o gezme tozma planlarını, ne de kişisel gelişim deryalarında yüzme isteklerimi dile getirmem dahi idama mahkumiyet sebebi olmasın mı bu diktatörlükte? Olsun. Çok mutsuzdum. Devam...
Permalink
Ocak 19, 2008 at 23:26
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, victory is mine
“Burada çok mutsuzum kurabiye, ne yapmalıyım?” Devam...
Permalink
Eylül 9, 2007 at 23:23
· Filed under victory is mine
(Not: burada anlatılanların size daha anlamlı gelebilmesi için öncelikle yaşanmış ve yaşanmamış diyaloglara göz atmak isteyebilirsiniz.) Devam...
Permalink