Archive for Ben Düygü Hanım nasılım

FOTOROMAN: “Olması gerektiği gibi bir cumartesi”

Cumartesi sabahı kalktım, Meren’e dedim ki “Hadi La Madeleine’den benim şu sevdiğim palmier denilen tatlıdan al da gel, kahvaltı yapalım. Hatta bir tane de kiş (quiche) alsana, ikimiz paylaşalım.” (oradaki “La”, tükkanın ismi Fransızca olduğundan, yoksa Meren’le lanlu lunlu konuşmuyorum). O çıktı, ben de filtre kahve yaptım. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (16)

Röportajlar

Geçtiğimiz haftalarda Turkish Journal isimli bir internet gazetesinin muhabirlerinden Işıl Öz benimle doktora çalışmalarım ve Evrim Çalışkanları konusunda bir röportaj yaptı. (Öhöm!) Ne zamandır buralardan yazmak isteyip üşendiğim her şeyi Işıl sayesinde yazmış oldum. Pek güzel de sorular sordu sağolsun. Sizlerin de ilginizi çekebilir düşüncesi ile paylaşmak istedim. (Yoksa “bakın benle löportaj yapıyolllaaa!” demek için değil, hı hı evet). İşte burada: Eklemleri nasıl rejenere ederiz? Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (4)

Web üzerinden takım çalışması dersi

Bu dönem internet üzerinden bir ders almaya başladım: “How Teams Work – and How to Work Better in Teams”  (takım çalışması nasıl işler – ve nasıl daha iyi takım oyuncusu olunur). Bu ders The Center for the Integration of Research, Teaching, and Learning (CIRTL) (Araştırma, Eğitim ve Öğrenmeyi Entegrasyon Merkezi) tarafından verilen 3 dersten biri. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (6)

Sinirsek Biyolokum’un öğretmenlik meaceraları

Akademisyen olmaya dair beni en çeken şeylerden biri derslere girmek ve öğrencilerin o çok sevdiği, çok “kafa” bulduğu, çok bilgili ama eğlenceli, sınavlarda yaratıcı sorular soran, Facebook’tan arkadaş olarak eklemek için yarıştıkları (tamam o zamanlar Facebook yoktu, ama anladınız siz beni) farklı bir hoca olma düşüncesiydi. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (29)

FIRAT!!!

Teyzem Feriş Fontilifiş, 4 kardeşin açık ara ile en küçüğü, üniversiteyi Ankara’da bizim yanımızda okudu. Rivayete göre, annemin “üniversite yılları en güzel yıllardır, kendini öyle derslere çok verip boşa harcama bu yılları” öğüdünü gereğinden fazla ciddiye alıp ilk sene bütünlemelere kalmıştı. Sınavlara çalışmak için Burdur’da kendini kapadığı göl evinden bize yazdığı efsanevi “Plajın tadı kalmadı” başlıklı mektubu (zaman zaman çıkarır gözlerimizden yaşlar gelerek gülmekten çatlayarak hala okuruz) “Şu anda, ders çalışmamak için dedemin ninesine bile mektup yazabilirim” cümlesi ile başlıyordu. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (40)

Simit de yaparım kariyer de!

Caaaanım okurlar… Biliyorum son zamanlarda doktora başvurusu, akademik hayata atılma derdi ile aklını bozmuşlara öğütler filan derken bu konularla hiç ilgilenmeyen bir kısmınız “eee bu Biyolokum da çok oldu ama” diyerek beni kalbinizden silmek üzereydiniz. Ama durun. Beni sevmekte ne kadar haklı olduğunuzu hatırlatmak için size simit yaptım! Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (31)

Sırtıma dört ispinoz kondu

Bizim bölümde başka bir laboratuarda doktora yapan arkadaşım Tümay’la öğlen yemeklerimizden birinde Tümay, geçen gün bizim Laura (hocası) dövme yaptırmış!, dedi. Ben senelerdir dövme yaptırmak istiyordum, ama ömür boyu vücudumun bir parçası haline gelecek dövmenin gerçekten çok seveceğim, çok orjinal ve estetik bir şey olmasını istediğimden, bir türlü karar veremiyor, cesaret edemiyordum. Tümay’ın benim üzerimde (hiç şikayetçi olmadığım, bilakis minnet duyduğum) aramızda sürekli esprisini yaptığımız bir “kötü arkadaş etkisi” var. Laboratuardan gün ortasında çıkıp alışverişe gittiğim, kahve aralarını 2 saate çıkardığım (çok nadiren!), hiç giymeyeceğim ama bana çok yakışan bir gece elbisesini almaya ciddi şekilde yaklaştığım, dev gibi bir çikolata volkanı pastası ısmarladığım anlarda “nedense” Tümay da sahnededir ve omzuma konmuş hınzır ve sevimli bir şeytancık gibi gülümsemektedir. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (44)

Doktora yeterlik sınavı ABD’de genel olarak nasıl yapılıyor?

Doktora eğitimimin ortasında -hayatımın en doğru kararlarından birini verip- daha önce bulunduğum korkunç okuldan, Tulane Üniversitesi’ne geçiş yaptığımda, elbette sil baştan yeni bir araştırma projesine başlamıştım. Bu yüzden daha önceki okulda doktora yeterlik sınavını geçmiş olduğum halde (ve bu durum teknik açıdan geçerliliğini kaybetmemiş olsa da), Tulane’de sınava yeniden girmem gerekti. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (23)

Çinli miyim?

Bir süreliğine evde olmayabiliriz (ama siz kapıyı yine de çalın…)

Son üç gündür, labımızda çalışan hemen herkesle birlikte San Antonio’da bir toplantıdaydık. Daha önce bahsettiğim gibi bizim labda kopan kolları, parmakları nasıl uzatabiliriz sorusuna cevap arıyoruz. Yapılan araştırmanın neredeyse tamamı maddi olarak ABD ordusuna bağlı bir birim tarafından destekleniyor. Biz de bu sebeple her altı ayda bir onlara rapor vermek ve yeni fikirleri tartışmak için ülkenin bir yerinde toplanıyoruz. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (3)

Hepimiğz Kardeeeğğğşizz

Emrah eğer müzik kariyerini bu sözleri söylediği zamanda bıraksaydı, belki de bugün Türkiye’nin önde gelen ermişleri arasında yavaş yavaş yükseliyor olacaktı. Ne kadar bilgece bir söz! Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (8)

Yazı yazmıyorken ne yapıyordum?

Offff! Çok yoğunum. Bu da bir çeşit günah çıkarma yazısı. Öncelikle hemen söyleyeyim: Haught’un konuşmasının ikinci bölümünü yazmaktan vazgeçtim. Geçmişte birkaç bölümlük yazı yazmayı planlıyorsam önce bölümlerin hepsini yazıp sonra teker teker yayınlıyordum. Bir süredir ben de çok bölümlü planlanan yazıların sadece tek bölümünü yazma hastalığına tutuldum. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (5)

Türkiye…

Bu, insan sağlığına zararlı derecede uzun bir “Sevgili günnük” yazısıdır. “Şunu yaptım bunu ettim” formatına sahiptir. Bir sürü kişisel ayrıntı içermektedir, tarihe not düşülsün, kayıtlara geçilsin, “yaz kızım” ki yıllar sonra bakılıp “ayyyy ne güselmiiişş” denilsin amacıyla yazılmıştır. Bu yazıda ayrıca okuyucuya “bunu da sonra uzunca yazıcam” tarzında tutulmama olasılığı yüksek sözler verilmektedir. Okurun maruz kalacağı duygusal travmalardan yazar sorumlu tutulamaz. Onu baştan diyim. Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (17)

Kopan kolları yeniden uzatabilmek…

Son birkaç aydır gece geç vakitlere kadar labda kalıp çok yoğun çalışmaya başladım. Görünürde bir sınav, tez savunması vs olmamasına rağmen, günlerden bir gün beynimde bir sigortanın “tınnnnggg” diye atması ile bu garip yoğunluğun içine girmiş buldum kendimi. Deneylerin sonuçlarını garip bir heyecanla bekliyorum, bazı teknikleri oturtabilmek için saatlerce oturduğum yerden kalkmadan saplantılı bir uğraş içine giriyorum, tam bir “manyak bilim adamı” gibiyim. Uzun zamandır böyle heyecanlı hissetmiyordum. Sonunda bilim insanı olma işinin ruhunu yakaladım galiba! Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (59)

Öyle bir yazmak ki…

Yorumlar (7)

Kırpık

Saçları kısa bir kişi oldum yeniden :) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (14)

En dürüst ama en yanlış cevap

Yorumlar (11)

Madde 3: Ayrıntılar

(Aylarca yazmamanın bir cezası olarak olan biteni maddeler halinde yazmaya niyetlenmiştim, fakat sıkılmak üzereyim. Bu yüzden bu 3. ve sonuncu madde olacak. Bundan sonra daha sık yazacağıma inanıyorum gönülden, ekranın diğer tarafındaki pek sayın ve sevgili okur/lar. Aklımda bir sürü fikirler var!) Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar

Söyle bana kurabiye…

“Burada çok mutsuzum kurabiye, ne yapmalıyım?” Devam...

  • Share/Bookmark

Yorumlar (47)

Kahrolsun Tombala ve Sigortasız Sürücüler

Yorumlar (18)

Sonraki Sayfa » Sonrakiler »