Archive for Ben Düygü Hanım nasılım
Mart 10, 2010 at 20:32
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim
Geçtiğimiz haftalarda Turkish Journal isimli bir internet gazetesinin muhabirlerinden Işıl Öz benimle doktora çalışmalarım ve Evrim Çalışkanları konusunda bir röportaj yaptı. (Öhöm!) Ne zamandır buralardan yazmak isteyip üşendiğim her şeyi Işıl sayesinde yazmış oldum. Pek güzel de sorular sordu sağolsun. Sizlerin de ilginizi çekebilir düşüncesi ile paylaşmak istedim. (Yoksa “bakın benle löportaj yapıyolllaaa!” demek için değil, hı hı evet). İşte burada: Eklemleri nasıl rejenere ederiz? Devam...
Permalink
Şubat 11, 2010 at 22:11
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Oha
Ocak 20, 2010 at 18:39
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Hayat, İnsan
Akademisyen olmaya dair beni en çeken şeylerden biri derslere girmek ve öğrencilerin o çok sevdiği, çok “kafa” bulduğu, çok bilgili ama eğlenceli, sınavlarda yaratıcı sorular soran, Facebook’tan arkadaş olarak eklemek için yarıştıkları (tamam o zamanlar Facebook yoktu, ama anladınız siz beni) farklı bir hoca olma düşüncesiydi. Devam...
Permalink
Aralık 24, 2009 at 02:34
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Heykel, Hobi, victory is mine
Teyzem Feriş Fontilifiş, 4 kardeşin açık ara ile en küçüğü, üniversiteyi Ankara’da bizim yanımızda okudu. Rivayete göre, annemin “üniversite yılları en güzel yıllardır, kendini öyle derslere çok verip boşa harcama bu yılları” öğüdünü gereğinden fazla ciddiye alıp ilk sene bütünlemelere kalmıştı. Sınavlara çalışmak için Burdur’da kendini kapadığı göl evinden bize yazdığı efsanevi “Plajın tadı kalmadı” başlıklı mektubu (zaman zaman çıkarır gözlerimizden yaşlar gelerek gülmekten çatlayarak hala okuruz) “Şu anda, ders çalışmamak için dedemin ninesine bile mektup yazabilirim” cümlesi ile başlıyordu. Devam...
Permalink
Aralık 23, 2009 at 02:23
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Gülümseten işler, victory is mine
Caaaanım okurlar… Biliyorum son zamanlarda doktora başvurusu, akademik hayata atılma derdi ile aklını bozmuşlara öğütler filan derken bu konularla hiç ilgilenmeyen bir kısmınız “eee bu Biyolokum da çok oldu ama” diyerek beni kalbinizden silmek üzereydiniz. Ama durun. Beni sevmekte ne kadar haklı olduğunuzu hatırlatmak için size simit yaptım! Devam...
Permalink
Ekim 18, 2009 at 14:32
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim, victory is mine
Bizim bölümde başka bir laboratuarda doktora yapan arkadaşım Tümay’la öğlen yemeklerimizden birinde Tümay, geçen gün bizim Laura (hocası) dövme yaptırmış!, dedi. Ben senelerdir dövme yaptırmak istiyordum, ama ömür boyu vücudumun bir parçası haline gelecek dövmenin gerçekten çok seveceğim, çok orjinal ve estetik bir şey olmasını istediğimden, bir türlü karar veremiyor, cesaret edemiyordum. Tümay’ın benim üzerimde (hiç şikayetçi olmadığım, bilakis minnet duyduğum) aramızda sürekli esprisini yaptığımız bir “kötü arkadaş etkisi” var. Laboratuardan gün ortasında çıkıp alışverişe gittiğim, kahve aralarını 2 saate çıkardığım (çok nadiren!), hiç giymeyeceğim ama bana çok yakışan bir gece elbisesini almaya ciddi şekilde yaklaştığım, dev gibi bir çikolata volkanı pastası ısmarladığım anlarda “nedense” Tümay da sahnededir ve omzuma konmuş hınzır ve sevimli bir şeytancık gibi gülümsemektedir. Devam...
Permalink
Haziran 26, 2009 at 11:27
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim, Doktora
Doktora eğitimimin ortasında -hayatımın en doğru kararlarından birini verip- daha önce bulunduğum korkunç okuldan, Tulane Üniversitesi’ne geçiş yaptığımda, elbette sil baştan yeni bir araştırma projesine başlamıştım. Bu yüzden daha önceki okulda doktora yeterlik sınavını geçmiş olduğum halde (ve bu durum teknik açıdan geçerliliğini kaybetmemiş olsa da), Tulane’de sınava yeniden girmem gerekti. Devam...
Permalink
Mayıs 17, 2009 at 14:30
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim, Tarih
Nisan 18, 2009 at 14:48
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Doktora
Son üç gündür, labımızda çalışan hemen herkesle birlikte San Antonio’da bir toplantıdaydık. Daha önce bahsettiğim gibi bizim labda kopan kolları, parmakları nasıl uzatabiliriz sorusuna cevap arıyoruz. Yapılan araştırmanın neredeyse tamamı maddi olarak ABD ordusuna bağlı bir birim tarafından destekleniyor. Biz de bu sebeple her altı ayda bir onlara rapor vermek ve yeni fikirleri tartışmak için ülkenin bir yerinde toplanıyoruz. Devam...
Permalink
Şubat 16, 2009 at 01:05
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim, İnsan
Emrah eğer müzik kariyerini bu sözleri söylediği zamanda bıraksaydı, belki de bugün Türkiye’nin önde gelen ermişleri arasında yavaş yavaş yükseliyor olacaktı. Ne kadar bilgece bir söz! Devam...
Permalink
Şubat 8, 2009 at 20:47
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Fotoğraf, New Orleans
Offff! Çok yoğunum. Bu da bir çeşit günah çıkarma yazısı. Öncelikle hemen söyleyeyim: Haught’un konuşmasının ikinci bölümünü yazmaktan vazgeçtim. Geçmişte birkaç bölümlük yazı yazmayı planlıyorsam önce bölümlerin hepsini yazıp sonra teker teker yayınlıyordum. Bir süredir ben de çok bölümlü planlanan yazıların sadece tek bölümünü yazma hastalığına tutuldum. Devam...
Permalink
Ocak 11, 2009 at 01:53
· Filed under Anılar 9, Ben Düygü Hanım nasılım, Öyle oldu böyle oldu
Bu, insan sağlığına zararlı derecede uzun bir “Sevgili günnük” yazısıdır. “Şunu yaptım bunu ettim” formatına sahiptir. Bir sürü kişisel ayrıntı içermektedir, tarihe not düşülsün, kayıtlara geçilsin, “yaz kızım” ki yıllar sonra bakılıp “ayyyy ne güselmiiişş” denilsin amacıyla yazılmıştır. Bu yazıda ayrıca okuyucuya “bunu da sonra uzunca yazıcam” tarzında tutulmama olasılığı yüksek sözler verilmektedir. Okurun maruz kalacağı duygusal travmalardan yazar sorumlu tutulamaz. Onu baştan diyim. Devam...
Permalink
Kasım 4, 2008 at 23:10
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Bilim, Doktora
Son birkaç aydır gece geç vakitlere kadar labda kalıp çok yoğun çalışmaya başladım. Görünürde bir sınav, tez savunması vs olmamasına rağmen, günlerden bir gün beynimde bir sigortanın “tınnnnggg” diye atması ile bu garip yoğunluğun içine girmiş buldum kendimi. Deneylerin sonuçlarını garip bir heyecanla bekliyorum, bazı teknikleri oturtabilmek için saatlerce oturduğum yerden kalkmadan saplantılı bir uğraş içine giriyorum, tam bir “manyak bilim adamı” gibiyim. Uzun zamandır böyle heyecanlı hissetmiyordum. Sonunda bilim insanı olma işinin ruhunu yakaladım galiba! Devam...
Permalink
Temmuz 27, 2008 at 06:51
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım
Saçları kısa bir kişi oldum yeniden :) Devam...
Permalink
Haziran 11, 2008 at 19:22
· Filed under Anılar 9, Ben Düygü Hanım nasılım, İnsan
Permalink
Nisan 29, 2008 at 00:57
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, Gülümseten işler, Çakra
(Aylarca yazmamanın bir cezası olarak olan biteni maddeler halinde yazmaya niyetlenmiştim, fakat sıkılmak üzereyim. Bu yüzden bu 3. ve sonuncu madde olacak. Bundan sonra daha sık yazacağıma inanıyorum gönülden, ekranın diğer tarafındaki pek sayın ve sevgili okur/lar. Aklımda bir sürü fikirler var!) Devam...
Permalink
Ocak 19, 2008 at 23:26
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, victory is mine, Çakra
“Burada çok mutsuzum kurabiye, ne yapmalıyım?” Devam...
Permalink
Ekim 1, 2007 at 04:03
· Filed under Ben Düygü Hanım nasılım, İnsan
Geçenlerde yan taraftaki profil yazısı için ayrılmış gibi görünen bölüme bir Çin atasözü yazdım. Şöyle diyordu: Devam...
Permalink
Sonraki Sayfa »
Sonrakiler »